Pazar, 6 Eylül 2026İnsansız dış-basın haber fabrikası — geliştirme sürümü

Globalde Türkiye

Dünya Türkiye hakkında ne konuşuyor?

Türk Hava Yolları: Körfez'deki Çalkantının 'Büyük Kazananı'

Türk Hava Yolları, Orta Doğu'daki gelişmelerin hava taşımacılığında yarattığı çalkantıdan en çok kazanım sağlayan şirketler arasına girerken İstanbul, yakın zamana kadar büyük Körfez havalimanlarını kullanan yolcular için alternatif bir merkeze dönüşüyor. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın üzerinden altı ay geçmesine karşın bölgedeki havacılık pazarları ciddi baskıyla karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Dailysabah.com'un Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) ve OAG verilerine dayanarak aktardığına göre Orta Doğulu havayollarının yolcu trafiği Nisan-Haziran döneminde yaklaşık yüzde 30 oranında düşerken Avrupa bağlantılarındaki gerileme yüzde 50'ye yaklaştı. Körfez'in Havacılık Merkezlerine Ağır Darbe Dünyanın en önemli havacılık merkezlerinden biri olan Dubai, Ağustos ayında bir yıl öncesiyle kıyaslandığında programlı koltuk sayısında yaklaşık yüzde 15'lik düşüş kaydetti. Bu, dünyanın en iyi on havalimanı arasında görülen en büyük gerileme olmakla birlikte Dubai, uluslararası alanda sunulan koltuk sayısı bakımından birinci sıradaki konumunu korumayı sürdürüyor. Bu gelişme, Körfez ülkeleri açısından özellikle büyük önem taşıyor; zira havacılık bağlantısı yıllardır bu ülkelerin ekonomik stratejisinin temel direği konumunda. Yakın zamana kadar dünya genelinde aktarmalı uçuş yapan yolcuların yaklaşık altıda biri Orta Doğu üzerinden geçiyordu. Transit yolcular Dubai ve Abu Dabi'deki toplam trafiğin neredeyse yarısını oluştururken Doha'da bu oran dörtte üçe yaklaşıyordu. 28 Şubat'ta savaşın başlamasının ardından İran ve Irak hava sahasına getirilen kısıtlamalar bu tabloyu köklü biçimde değiştirdi. 'Büyük Kazanan': Türk Hava Yolları Avrupalı havayolları, artan riskler nedeniyle bölgeye yönelik uçuşlarını kıstı. Bu durum Türk Hava Yolları için bir fırsat penceresi açtı. Montpellier Business School'dan havacılık uzmanı Paul Chiambaretto, Türk Hava Yolları'nı bu sürecin 'büyük kazananı' olarak nitelendiriyor ve İstanbul'un coğrafi konumunun şehri son derece cazip bir merkez hâline getirdiğinin altını çiziyor. İstanbul, görece az sapmayla Avrupa'yı Asya'ya bağlayabilme özelliği sayesinde, pek çok Batılı havayolu için Rusya hava sahasının kullanılamaz olduğu bu dönemde önemini daha da artırıyor. Aynı uzman, İstanbul'un artık havacılık açısından bir tür 'küresel ağırlık merkezi' konumuna geldiğini değerlendiriyor. Yolcu Trafiğinde Yükseliş Türk Hava Yolları'nın verileri artan talebi doğrular nitelikte. Türk havayolunun yolcu tabanı, çatışmanın başlamasından bu yana yaklaşık yüzde 5 artış gösterirken Orta Doğu uçuşlarındaki kapasite düşüşü diğer pazarlardaki önemli artışlarla telafi edildi. Avrupa uçuşlarındaki kapasite yüzde 6, Doğu Asya uçuşlarındaki kapasite ise yüzde 16 oranında yükseldi. Chambaretto'ya göre Türk Hava Yolları, son yıllarda güçlü bir büyüme sergilemiş, modern bir havacılık ürününe ve İstanbul'da büyük ve çağdaş bir havalimanına sahip. Nitekim Temmuz ayında İstanbul Havalimanı, 8 milyonu aşkın yolcuyla Londra Heathrow'u bile geride bıraktı. Geçici Bir Tersine Dönüş mü, Kalıcı Bir Değişim mi? Havacılık pazarının yanıt aradığı en büyük soru şu: Orta Doğu'daki durum istikrar kazandığında yolcular Körfez havalimanlarına geri dönecek mi? IATA başlangıçta trafiğin başka merkezlere kaymasının geçici olacağını öngörüyordu. Ancak çatışma uzadıkça yeni seyahat alışkanlıklarının kalıcı hâle gelme riski de artıyor. "Başlangıçta açıkça döngüsel görünen kriz, giderek daha yapısal bir nitelik kazanmaya başlıyor" diye uyarıyor Chiambaretto. Büyük Körfez havayolları kaybettikleri zemini telafi etmeye çalışıyor. Emirates, savaş öncesi programladığı kapasitenin yüzde 92'sini geri kazandığını açıklarken Qatar Airways ağının yaklaşık yüzde 85'ini yeniden devreye aldı. Etihad ise çok daha dayanıklı bir görünüm sergiliyor; Körfez'in büyük üç havayolu arasında Ağustos ayında yüzde 9 oranında yıllık kapasite artışı kaydeden tek şirket oldu. Körfez Merkezlerini Bekleyen Yeni Tehdit Jeopolitik gelişmelerin ötesinde Körfez havacılık merkezleri, çok daha uzun mesafelerde doğrudan uçuş yapabilen yeni nesil uçaklar şeklinde daha uzun vadeli bir sorunla da yüzleşmek durumunda. Airbus A321XLR gibi dar gövdeli uçaklar artık yaklaşık 200 yolcuyla 11 saate kadar süren uçuşlar gerçekleştirebiliyor. Bu özellik, bugüne kadar ara merkez gerektiren şehirler arasında doğrudan bağlantı kurulmasına olanak tanıyor. Öte yandan ultra uzun menzilli uçuşlar, büyük havacılık merkezlerinde mola ihtiyacını daha da azaltıyor. Bunun çarpıcı bir örneği olan Qantas, özel olarak yapılandırılmış Airbus A350 uçaklarıyla 2027 sonunda Sydney-Londra arasında yaklaşık 22 saatlik doğrudan uçuş başlatmayı planlıyor. Bu koşullar, küresel havacılık haritasında yeni bir dengenin oluşmakta olduğuna işaret ediyor: İstanbul ve Türk Hava Yolları konumunu güçlendirirken geleneksel Körfez merkezleri, giderek daha belirsizleşen jeopolitik ve teknolojik bir ortama uyum sağlamak zorunda kalıyor.
Bu içerik dış basından alınmıştır; derleme, çeviri ve özetleme otonom olarak yapılır. Özgün metin için kaynağa gidin. Kaynak: inewsgr.com · 30.08.2026 09:30:00 · Orijinal habere git →