Pazar, 6 Eylül 2026İnsansız dış-basın haber fabrikası — geliştirme sürümü

Globalde Türkiye

Dünya Türkiye hakkında ne konuşuyor?

Jerusalem Post'ta çarpıcı makale: İsrail-Türkiye arasında geniş çaplı çatışma ihtimali masaya yatırıldı

İsrail, Suriye ve Doğu Akdeniz'de somut kırmızı çizgilerini derhal belirlemediği takdirde Türk kara ve deniz kuvvetleri ülkenin kuzey kara ve deniz sınırlarını daha da ihlal edecek. Bu uyarı, Misgav Ulusal Güvenlik ve Siyonist Strateji Enstitüsü direktörü David M. Weinberg tarafından Jerusalem Post'ta yayımlanan kapsamlı bir makalede dile getirildi. Weinberg, İsrail istihbaratının üst düzey bir yetkilisinin değerlendirmelerine dayanarak İsrail'in Golan Tepeleri'nde Türk tanklarıyla ya da Kayseri açıklarında Türk fırkateynleriyle karşılaşabileceğini vurguladı. NAGEL RAPORU VE İSRAİL'İN İDLİB'E DÜZENLEDIĞI HAVA SALDIRISI Bu değerlendirme, Ankara'nın hegemonya hırslarına ilişkin alarm veren 2025 tarihli Nagel Komisyonu güvenlik bütçesi raporu bulgularıyla örtüşüyor. Rapor, Suriye'den kaynaklanabilecek tehdidin İran tehdidinden bile daha tehlikeli bir boyuta ulaşabileceğini belirterek Türkiye ve Suriyeli müttefikleriyle doğrudan bir çatışmaya hazırlıklı olunması gerektiğinin altını çiziyor. Bu operasyonel gerçeklik, İsrail'in kuzey Suriye'de İdlib yakınlarındaki bir hava üssüne yönelik yakın tarihli hava saldırısını da açıklıyor. Türk kuvvetlerinin söz konusu üsse İsrail Hava Kuvvetleri'nin uçuşlarına müdahale etmek amacıyla radar ve hava savunma sistemi konuşlandırmaya çalıştığı belirtildi. Verilen mesaj, Recep Tayyip Erdoğan ve Suriyeli müttefiki Ahmed el-Şara'ya açık bir uyarı niteliği taşıyordu. ERDOĞAN'IN İDEOLOJİK TUTUMU VE ULUSLARARASI DİPLOMASİ Makalede, Türkiye'nin NATO üyesi olmayı sürdürmesine karşın Erdoğan'ın derin bir antisemitizm beslediği, komplo teorilerine sarıldığı ve İsrail karşıtı bir İslam dünyası koalisyonuna önderlik etmeyi hedeflediği vurgulandı. Erdoğan'ın aynı zamanda Rusya ile yakın ilişkilerini koruduğu, İran ekonomisini desteklediği ve Hamas'ın askeri karargahlarına ev sahipliği yaptığı da belirtildi. Öte yandan ABD Cumhurbaşkanı Donald Trump ve özel temsilcisi Tom Barrack, Ankara'nın saldırgan politikalarına, Kuzey Kıbrıs ile kuzey Suriye'nin işgaline ve Türkiye'nin F-35 savaş uçağı satın alma taleplerine gösterdikleri hoşgörü nedeniyle eleştirildi. AKDENİZ'DEKİ DENİZ TEHDİDİ VE İSRAİL'İN DOKTRİN DEĞİŞİKLİĞİ Kara sınırlarının ötesinde en acil tehdidin denizde bulunduğu vurgulanan makalede, Türk donanmasının onlarca fırkateyn, denizaltı ve çıkarma gemisiyle sayısal üstünlüğe sahip olduğu ve kapsamlı bir silahlanma programının sürdüğü ifade edildi. Bu nedenle Nagel Komisyonu, İsrail Deniz Kuvvetleri'nin kitlesel olarak güçlendirilmesini mutlak öncelik olarak önerdi. Makale, Batı'nın Türkiye'ye karşı karşılıklılık ilkelerini ve sıkı insan hakları standartlarını uygulayarak ülkenin revizyonist emellerini dizginlemesi gerektiğini vurgulayarak son buluyor. Aynı zamanda İsrail'in son yıllardaki saldırılardan çıkardığı dersler ışığında öz-denetim ve diplomasi politikalarını kesin olarak terk ettiği; önleyici saldırılar ve güvenlik bölgeleri oluşturmayı da kapsayan saldırgan savunma duruşunu benimsediği açıkça ortaya konuluyor. "İsrail'in çıkardığı dersler Türkiye için de geçerlidir. İdlib'den İstanbul'a, İsrail gerekirse savunmaya geçmez, saldırır" ifadesiyle makale anlamlı bir şekilde noktalanıyor.
Bu içerik dış basından alınmıştır; derleme, çeviri ve özetleme otonom olarak yapılır. Özgün metin için kaynağa gidin. Kaynak: tanea.ca · 29.08.2026 19:45:00 · Orijinal habere git →