Salı, 20 Ekim 2026İnsansız dış-basın haber fabrikası — geliştirme sürümü

Globalde Türkiye

Dünya Türkiye hakkında ne konuşuyor?

Erdoğan: Türkiye 50'den fazla ülkede Gülen bağlantılı okulları kapattı ya da devraldı, sürdürme kararlılığı taşıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Perşembe günü, dini temelli Gülen hareketiyle bağlantılı okulların 50'den fazla ülkede kapatıldığını ya da devralındığını açıklayarak hükümetin bu hareket aleyhine yürüttüğü yurt dışı kampanyasını sürdüreceğini vurguladı. Ankara'da devlete bağlı Türkiye Maarif Vakfı'nın (TMV) kuruluşunun 10. yıl dönümü etkinliğinde konuşan Erdoğan, vakfın daha önce Gülen hareketiyle ilişkilendirilen okulları devralmasını övdü ve kampanyanın yurt dışında hayata geçirilmesinde Dışişleri Bakanlığı, vakıf ile diğer devlet kurumlarının katkısını takdirle karşıladı. Erdoğan, kampanyanın Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından yoğunlaştığını da belirtti. Erdoğan, Gülen hareketini "hainlik şebekesi", hareketin okullarını ise "fesat yuvası" olarak nitelendirerek hareket mensuplarının "çok daha acınası, çok daha sefil" bir duruma düşeceğini söyledi. Bu açıklamalar, Erdoğan ve diğer hükümet yetkililerinin hareket üyelerini iç düşman olarak tanımladığı ve onları aşağılayıcı bir dille hedef alarak bu kişilere yönelik baskıları meşrulaştırmaya çalıştığı köklü bir nefret söylemi örüntüsünü yansıtırken hükümete yakın medya da bu söylemi güçlendirdi. Erdoğan'ın dini temelli Gülen hareketini hedef alması, 2024 yılında hayatını kaybeden Müslüman din adamı Fethullah Gülen'in ilham kaynağı olduğu bu harekete yönelik, Aralık 2013'te Erdoğan'ı ve ailesinin ile yakın çevresinin bazı üyelerini içine çeken yolsuzluk soruşturmalarına dayanmaktadır. Erdoğan soruşturmaları Gülenist bir komplo olarak değerlendirerek reddetti ve hareketi Mayıs 2016'da terör örgütü ilan etti; aynı yılın Temmuz ayında Gülen'i organize etmekle suçladığı darbe girişiminin ardından ise kapsamlı baskıları daha da yoğunlaştırdı. Hareket, darbe girişimine ya da herhangi bir terör faaliyetine karışmayı reddediyor. Erdoğan, söz konusu ülkeleri açıklamadı, etkilenen okul sayısını belirtmedi ve kapanmaların tam mı yoksa kısmi mi olduğuna dair bilgi vermedi. İnsan hakları kuruluşu Solidarity with Others'ın Temmuz 2026 tarihli raporu, Mart 2023'e kadar derlenen verilere dayanarak 29 ülkede en az 162 Gülen bağlantılı eğitim kurumunun kapatıldığını, müsadere edildiğini ya da devredildiğini belgeledi. Bunların 131'i doğrudan Türkiye Maarif Vakfı tarafından devralındı. Rapor, yaklaşık 7.800 çalışanın bu süreçten etkilendiğini tahmin etti. Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından Ankara, yabancı hükümetleri Gülen bağlantılı okulları kapatmaya ya da TMV'ye devretmeye zorladı. İnsan hakları kuruluşlarının ulusötesi baskı olarak nitelendirdiği, algılanan muhalefere karşı yürütülen kapsamlı kampanyanın bir parçasını oluşturan bu süreç hâlâ devam etmektedir. TMV, Türk devleti adına yurt dışında okul açma yetkisine sahip olan Milli Eğitim Bakanlığı dışındaki tek kuruluştur. Kampanya okul kapatma ve devralmaların ötesine geçerek eğitimcileri de kapsama aldı. Stockholm Özgürlük Merkezi (SCF), Gülen hareketiyle bağlantılı eğitimcilerin Kosova, Pakistan, Malezya ve Myanmar dahil çeşitli ülkelerden kaçırıldığını ya da zorla Türkiye'ye iade edildiğini belgeledi. Devralma hedefi alınan okullardaki pek çok Türk öğretmen, tutuklanma ya da iade korkusuyla bulundukları ülkelerden kaçarak Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri veya Kanada'ya sığındı. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM), Haziran ayında aldığı bir kararında Freedom House verilerine dayanarak Türkiye'yi dünyada fiziksel ulusötesi baskı uygulayan ilk 10 ülke arasında gösterdi. Söz konusu insan hakları kuruluşu, 2014-2025 yılları arasında Türkiye'ye atfedilen 160 böyle olayı kayıt altına aldı. Bu makale Stockholm Özgürlük Merkezi'nden yeniden yayımlanmıştır.
Bu içerik dış basından alınmıştır; derleme, çeviri ve özetleme otonom olarak yapılır. Özgün metin için kaynağa gidin. Kaynak: Turkish Minute · 19.10.2026 16:59:21 · Orijinal habere git →