Salı, 20 Ekim 2026İnsansız dış-basın haber fabrikası — geliştirme sürümü

Globalde Türkiye

Dünya Türkiye hakkında ne konuşuyor?

Lüks cennetten hayalet şehre: Zamanın 50 yıl önce durduğu sahil tatil beldesi

Kıbrıs kıyısında, geçmişin neredeyse elle tutulur olduğu tuhaf bir yer bulunuyor. Gazimağusa'nın eski ve müreffeh tatil semti Maraş, 1970'lerde Akdeniz'in en gözde tatil destinasyonlarından biri sayılıyordu. Sahildeki oteller, şık restoranlar ve mağazalar binlerce turisti çekerken şehirde ünlü isimler de boy gösteriyordu. Ne var ki 1974 yazında bu kaygısız dönem bir günde sona erdi. Kıbrıs'ın hayalet şehri Maraş'ta zaman 1974'te durdu 1960'lı ve 1970'li yıllarda Gazimağusa çevresi, Kıbrıs'ın en önemli turizm merkezlerinden biriydi. Kumlu sahil boyunca birbiri ardına oteller inşa edilirken şehir giderek daha fazla yabancı ziyaretçi ağırladı. Maraş yalnızca sahiliyle değil, şık eğlence mekânları ve hareketli gece hayatıyla da ün kazandı. Anlatılanlara göre Elizabeth Taylor, Richard Burton, Brigitte Bardot, Jackie Kennedy ve Aristoteles Onassis gibi ünlüler de burayı ziyaret etti. Şehrin gelişmişliğini ortaya koymak açısından şunu belirtmek yeterlidir: 1970'lerin başında onlarca otel, apart otel, sinema, müze ve binlerce mağaza ziyaretçileri bekliyordu. O günlerde kimse yakında tüm bunların ıssızca terk edileceğini tahmin edemezdi. 1974'te bir savaş her şeyi değiştirdi Kıbrıs'ta Rum ve Kıbrıs Türk toplulukları arasında uzun süredir gerginlik yaşanıyordu. Temmuz 1974'te Rum Kıbrıslı askeri subaylar, adayı Yunanistan'a bağlamayı hedefleyen bir darbe girişiminde bulundu. Türkiye bunun üzerine askeri müdahale başlattı ve çatışmalar nihayetinde Kıbrıs'ın ikiye bölünmesiyle sonuçlandı. Türk ordusu Gazimağusa ve Maraş'ı 14-16 Ağustos 1974 tarihleri arasında ele geçirdi. Halk kaçmak zorunda kaldı, turistler ise tahliye edildi. Pek çok kişi, daha sonra evlerine dönebileceğine inanarak yanına yalnızca en zorunlu eşyalarını aldı. Ancak bu fırsatı bir daha bulamadılar. Semt kapatıldı ve uzun yıllar boyunca yalnızca Türk ordusu ile BM temsilcileri içeri girebildi. Oteller, mağazalar ve konutlar böylece neredeyse olduğu gibi geride kaldı; en azından içlerinde bırakılan eşyalar ve yerin hafızası bakımından. Terk edilmiş oteller, paslı arabalar ve otlarla kaplanmış sokaklar Maraş'ın özgünlüğü yalnızca bir zamanlar mamur bir tatil şehrinin ıssızlaşmasından kaynaklanmıyor. Kapatılma nedeniyle bölge uzun süre boyunca gündelik yaşamın nesnelerini barındıran tuhaf bir zaman kapsülüne dönüştü. Eski fotoğraflarda kalabalıkla dolu sokaklarda zamanla bitkiler hâkimiyet kurdu, bakımsız kalan binalar ise giderek çürümeye başladı. Eski lüks otellerde ve konutlarda mobilyalar, giysiler ve diğer kullanım eşyaları olduğu yerde kaldı. Bölgeyle ilgili, otomobil bayilerinde on yıllarca hiç trafiğe çıkmamış sıfır araçların beklediğine dair hikâyeler de dolaşıyor. Şehrin çöküşü ise yalnızca etkileyici harabeleri simgelemiyor: Boş bırakılan her bina, evini yitirmiş bir topluluğun anısını yaşatıyor. Bugün Maraş: Yeniden açıldı, ancak geçmiş silinmedi Bölgenin tarihi 2020'de yeni bir sayfa açtı: Ekim ayında Maraş plajının yeniden ziyarete açılacağı duyuruldu, ardından kapalı semtin sınırlı bir bölümü belirli güzergâhlar üzerinden ziyaretçilere açıldı. Ancak bu, bölgenin tümüyle eski hayatına döndüğü ya da Kıbrıs'ın bölünmüşlük sorununun çözüldüğü anlamına gelmiyor. Maraş bugün hâlâ adanın siyasi çatışmasının simgelerinden biri olmaya devam ediyor. Tarihi, hem turizmin altın çağını hem savaşın sonuçlarını hem de yurtlarından koparılmış insanları anlatıyor. Issız sokaklar ve yıkık binalar, mamur bir şehir hayatının ne kadar çabuk yok olabileceğini ve geçmişin yaralarının iyileşmesinin ne kadar uzun sürebileceğini hatırlatıyor.
Bu içerik dış basından alınmıştır; derleme, çeviri ve özetleme otonom olarak yapılır. Özgün metin için kaynağa gidin. Kaynak: femina.hu · 19.10.2026 08:05:00 · Orijinal habere git →