Pazar, 6 Eylül 2026İnsansız dış-basın haber fabrikası — geliştirme sürümü

Globalde Türkiye

Dünya Türkiye hakkında ne konuşuyor?

Lübnan bölgesel nüfuz mücadelesinin merkezinde… Türkiye'den ne istiyor?

Lübnan bölgesel nüfuz mücadelesinin merkezinde… Türkiye'den ne istiyor? Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, bu ayın başında Başbakan Nawaf Salam'ın gerçekleştirdiği ziyaretin ardından 30'unda Türkiye'yi ziyaret edecek. Ankara, Lübnan'ın güvenliği ve istikrarına olan bağlılığını vurgularken İsrail'in bölgedeki politikalarını ve projelerini reddettiğini de açıkça ortaya koyuyor. Bölgesel nüfuz rekabetinin kızıştığı bu ortamda Lübnan, söz konusu denklemin bir parçası haline gelmiş durumda. Tel Aviv'in Ankara'ya yönelik kaygıları, doğrudan askeri tehditlerden çok jeopolitik hesaplardan kaynaklanıyor. İsrail, Türkiye'nin ABD için Karadeniz, Kafkasya, Orta Asya ve Doğu Akdeniz'deki önemi arttıkça Türk nüfuzunun bölgedeki kendi konumunu zayıflatacağından endişe duyuyor. Bunun yanı sıra Türkiye, coğrafi konumu, savunma sanayii ve enerji koridorları üzerindeki denetimi sayesinde NATO içinde kilit bir rol üstleniyor; bu durum onu Batı'nın stratejik hesaplarında göz ardı edilemez bir ortak kılıyor. Bu çerçevede İsrail Türk nüfuzunu kısıtlamaya çalışırken Ankara da İsrail'in bölgesel hedeflerinin önünde durmaya kararlı görünüyor. Bu gerilim, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasındaki söz dövüşüyle somut biçimde kendini gösterdi. En son örnek ise Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'ı, Türkiye'nin askeri üstünlüğünü pekiştireceği gerekçesiyle F-35 savaş uçaklarının Ankara'ya satışına karşı uyarması oldu. Türkiye uzmanı Joe Hammoureh, "Türkiye ile İsrail arasındaki gergin ilişki doğrudan bir savaşa dönüşmez" diyor. MTV'ye özel açıklamalarında Hammoureh şunları ekliyor: "Erdoğan'ın İsrail karşıtı söylemini anlamak için onun seçim hesaplarını da göz önünde bulundurmak gerekiyor. Türk cumhurbaşkanı üçüncü bir dönem için aday olma niyetini açıkladı ve başta İslamcı tabanı olmak üzere destekçilerinin oylarını güvence altına alıp siyasi meşruiyetini pekiştirmek için tırmandırıcı bir söyleme ihtiyaç duyuyor." İsrail, Türkiye ve İran, son yıllarda bölgede nüfuz kazanmayı başaran en önemli Arap olmayan ülkeler arasında yer alıyor. Ancak İran'ın rolü; ABD-İran çatışmasının patlak vermesi, Suriye'de Esad rejiminin çöküşü ve Hamas ile Hizbullah'ın nüfuzunun gerilemesiyle birlikte zayıfladı. Türkiye ve İsrail ise İran'ın geride bıraktığı boşluğu doldurmaya çalışıyor. Türkiye, Ahmed el-Şara'nın Suriye'nin başına geçmesiyle birlikte bu ülkedeki siyasi varlığını genişletme fırsatı buldu. İsrail ise Gazze'deki yıkıcı savaşın ardından güney sınırındaki askeri varlığı aracılığıyla Lübnan'daki güvenlik nüfuzunu pekiştirdi. Erdoğan'ın "Türkiye'nin güvenliği Şam ve Beyrut'tan başlar" açıklaması ile İstanbul'da düzenlenen "Kudüs İçin Ahit" konferansına Hizbullah heyetinin katılmasıyla birlikte Lübnan kendini bu bölgesel rekabetin tam merkezinde buluyor. Bu tabloya dayanarak Hammoureh, "Türkiye'nin Lübnan'a yönelik tutumu nettir: Ankara, İsrail nüfuzunun genişlemesine karşı çıkma ilkesiyle İsrail'in Lübnan topraklarından çekilmesini destekliyor; Hizbullah'ın silahlarını bırakmasını ise İran nüfuzunun bir uzantısı olarak değerlendirdiği için destekliyor" diyor. Peki Aoun ve Salam'ın Türkiye ziyaretlerinin anlamı ne? Hammoureh şöyle yanıtlıyor: "Lübnan yönetimi, İsrail'in çekilmesi meselesinde kendisine yardımcı olabilecek ve ABD kararlarını etkileyebilecek bir güce ihtiyaç duyuyor. Körfez ülkelerinin bu konuya yeterince ilgi göstermediği de göz önünde bulundurulduğunda bu ihtiyaç daha da belirginleşiyor." Siyaset, nihayetinde rollerin sürekli değiştiği bir nüfuz mücadelesinden ibarettir. Lübnan'ın bölgesel ve uluslararası çıkarların kesişme noktası haline gelmesi de yeni bir şey değil. Ancak Lübnan'ın bugün her şeyden önce istediği; savaşın sona ermesi, İsrail'in çekilmesi ve devlet otoritesinin ülkenin tamamında tesis edilmesidir. Ancak bundan sonra Lübnan, tam egemenlik ve ulusal çıkar temelinde komşularıyla ilişkilerini yeniden kurabilir.
Bu içerik dış basından alınmıştır; derleme, çeviri ve özetleme otonom olarak yapılır. Özgün metin için kaynağa gidin. Kaynak: saidaonline.com · 27.07.2026 03:00:00 · Orijinal habere git →