Pazar, 6 Eylül 2026İnsansız dış-basın haber fabrikası — geliştirme sürümü

Globalde Türkiye

Dünya Türkiye hakkında ne konuşuyor?

Hamas'ın yeni stratejik sığınağı: Türkiye

ana sayfa > arşiv > 2026 > bu makale Yoni Ben Menachem / 27 Temmuz 2026 Londra merkezli Asharq Al-Awsat gazetesinin Hamas kaynaklarına dayanarak yayımladığı 9 Temmuz tarihli rapora göre Hamas, örgütsel ağırlık merkezini Türkiye'ye taşıdı ve yıllardır süregelen varlığını kısıtlama eğilimini tersine çevirdi. Hamas'ın son dönemdeki toplantıları, örgütsel faaliyetleri ve kamuoyu açıklamalarının tamamı, Türkiye'nin hareketin etkinliklerinde merkezi bir rol üstlendiğine işaret ediyor. Öte yandan Hamas, Suriye'de gerçekleştirilen iki terör saldırısını kınayan ve kurbanlarla dayanışmasını dile getiren açıklamalar yaptı. Bu adım, örgütün Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara önderliğindeki yeni Suriye liderliğiyle yakın ilişkiler kurma çabasının bir parçası olarak yorumlandı. Rapora göre Hamas'ın Türkiye'ye artan bağımlılığının en somut göstergesi, hareketin siyasi büro başkanına yönelik iç seçimlerini geçen Mayıs ayında İstanbul'da düzenleme kararıdır. Oylamadan net bir sonuç çıkmadı; Haled Meşal ile Halil el-Hayya arasında ikinci tur yapıldı ve el-Hayya Hamas'ın yeni lideri oldu. Hamas'ın üst düzey yöneticileri Asharq Al-Awsat'a, daha önce Katar'ın Doha kentinde gerçekleştirilen liderlik toplantıları ve iç seçimlerin artık Türkiye'de yapıldığını söyledi. Son birkaç yılda Türk güvenlik servisleri, Türkiye içinde faaliyet gösterdiğini öne sürdüğü İsrail istihbarat örgütü Mossad ağlarını defalarca açığa çıkardıklarını duyurdu. Türk medyası, söz konusu ağların faaliyetlerinin bir bölümünün Hamas operatifleri ile örgütün ülkedeki faaliyetlerini izlemeye odaklandığını aktardı. İsrail, yıllardır Türkiye'den 2011'deki Gilad Şalit esir takasında serbest bırakılan teröristler de dahil olmak üzere Hamas'ın üst düzey isimlerini sınır dışı etmesini talep etti. Bu isimlerin en önemlisi, Hamas Siyasi Bürosu başkan yardımcısı Saleh el-Aruri'dir. El-Aruri, 2011-2015 yılları arasında Türkiye'de ikamet etti, ardından Beyrut'un Dahiye bölgesine taşındı ve Ocak 2024'te İsrail tarafından orada suikaste kurban gitti. Rapora göre, sonuçsuz kalan en son Siyasi Büro seçimleri de İstanbul'da yapıldı ve hem Siyasi Büro üyelerini hem de Hamas'ın Şura Konseyi üyelerini kapsadı. Katar ile bir kriz mi? Hamas kaynakları, üst düzey liderlerin büyük çoğunluğunun artık Türkiye'de uzun süreler geçirdiğini, aileleri Katar'da kalsa dahi bu durumun değişmediğini belirtti. Ateşkes müzakereleri ve iç meseleler dahil mevcut toplantılar artık Türkiye'de gerçekleştiriliyor. Geçen Eylül'de İsrail, Doha'da bir araya gelen üst düzey Hamas yetkililerine yönelik hava saldırısı düzenledi. Hamas, liderlerinin saldırıdan sağ kurtulduğunu açıklarken beş operatifin ve bir Katarlı güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiği bildirildi. Üst düzey bir Hamas yetkilisi gazeteye, "Bu, Katar ile yaşanan bir krizin sonucu değil. Adım, İsrail'in yönlendirmesiyle ABD'nin Hamas liderliğini sınır dışı etmesi yönünde Katar üzerinde oluşturduğu baskıyı azaltmak amacıyla atılıyor" dedi. Başka bir Hamas kaynağı ise hareketin Katar liderliğiyle güçlü ve istikrarlı ilişkilerini sürdürdüğünü, Katar'ın üst düzey Hamas yetkililerini ağırlamaya devam ettiğini vurguladı. Hamas yetkililerine göre Türkiye, İsrail'in Doha'daki saldırısının ardından daha güvenli bir hedef haline geldi. "En azından şimdilik" dediler, "İsrail hava kuvvetlerini kullanarak Türkiye'deki hedeflere saldıramaz. Başka yollarla suikast girişiminde bulunmaya çalışsa bile operasyonel seçenekleri çok daha sınırlıdır." Yetkililer ayrıca İran ile ABD arasındaki süregelen gerginliklerin Katar'da daha savunmasız bir güvenlik ortamı yarattığını ve İsrail'in bunu Hamas liderlerini hedef almak için kullanabileceğini öne sürdü. İsrail'in bu tür operasyonları tekrarlamaktan kaçınacağını Cumhurbaşkanı Donald Trump yönetimine güvence verdiği ileri sürülse de Hamas yetkilileri bir daha böyle bir şey yapmayacağının garantisi bulunmadığını söylüyor. Hamas aynı zamanda Suriye'nin yeni liderliğiyle ilişkilerini yeniden inşa etmeye çalışıyor. Üst düzey bir Hamas yetkilisi, yeni Suriye hükümeti ile Arap, İslam ve uluslararası aktörlerle iletişim kanalları açmanın; karşılıklı saygıya, ortak çıkarların korunmasına ve iç işlere karışmama ilkesine dayalı biçimde tüm ülkelerle olağan ilişkiler arayan bir ulusal kurtuluş hareketi için doğal bir adım olduğunu belirtti. İstanbul Hamas'ın Stratejik Merkezi Oluyor Üst düzey İsrailli güvenlik yetkilileri, "Demir Kılıçlar" savaşının yalnızca Hamas'ın Gazze içindeki askeri kapasitesini değil, liderlik yapısını da köklü biçimde dönüştürdüğünü söylüyor. İsrail, Hamas'ın askeri kanadının pek çok komutanını etkisiz hale getirmeyi ve örgütün Gazze içindeki komuta-kontrol altyapısını ciddi ölçüde tahrip etmeyi başarırken aynı anda sessiz ama stratejik açıdan son derece önemli başka bir süreç yaşandı: Hamas'ın ağırlık merkezi yavaş yavaş Gazze dışına kaydı ve Türkiye örgütün birincil üssü olarak öne çıktı. Hamas'ın dışarıdaki liderliği daha önce Şam, Doha ve Beyrut dahil birden fazla merkeze dağılmış durumdayken, 7 Ekim 2023'ten bu yana İstanbul, cephe gerisinde örgütün en önemli operasyonel merkezi haline geldi. İstanbul artık yalnızca üst düzey Hamas yetkililerinin sığındığı bir yer değil; hareketin dış ilişkilerini yürüttüğü, stratejik istişareler yaptığı, fon topladığı ve bölgesel temaslarını sürdürdüğü bir merkez konumunda. İsrailli güvenlik yetkililerine göre İsrail, süregelen savaş boyunca Hamas'ın komuta yapısını çökertmeye benzeri görülmemiş kaynaklar ayırdı. Üst düzey liderlerin sistematik biçimde etkisiz hale getirilmesi ve Hamas altyapısının Gazze içinde sürekli tahrip edilmesi, örgütün iç liderliğini ciddi ölçüde zayıflattı. Bu süreçte dışarıdaki Hamas liderliğinin önemi arttı ve Gazze'deki kayıplara karşın örgütün varlığını sürdürmesini mümkün kıldı. Neden Türkiye? Türkiye'nin Hamas'ın birincil dış üssü haline gelmesi tesadüf değil. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yıllardır Hamas'ı bir terör örgütü değil meşru bir Filistin direniş hareketi olarak tanımlamaya devam ediyor. 7 Ekim saldırısının ardından dahi Erdoğan tutumunu değiştirmeyi reddetti; aksine İsrail'e yönelik eleştirilerini sertleştirdi, Hamas heyetlerini ağırlamayı sürdürdü ve hareketin liderliğiyle yakın ilişkiler geliştirdi. Hamas açısından Türkiye son derece elverişli bir siyasi ortam sunuyor; örgüt bu sayede Türk makamlarının asgari düzeyde müdahalesiyle diplomatik ve örgütsel faaliyetlerini yürütebiliyor. Arap medyasında yer alan çok sayıda rapora göre, başta Hamas Siyasi Bürosu başkan yardımcısı ve hareketin Yehuda ile Samiriye'deki operasyonlarından sorumlu üst düzey komutanı Zaher Cabarin olmak üzere Hamas'ın dışarıdaki üst liderliğinin önde gelen üyeleri Türkiye'den faaliyet sürdürüyor ve örgütün diplomatik ile finansal ağlarının önemli bir bölümünü buradan yönetiyor. Katar gibi ülkelerde Hamas üzerindeki baskı artıkça liderlik toplantılarının ve stratejik istişarelerin yapıldığı mekan olarak İstanbul'un rolü büyüdü. İsrail ve Batı için Yeni Bir Stratejik Meydan Okuma Üst düzey İsrailli diplomatik yetkililer, bu gelişmenin kapsamlı bir yeniden değerlendirme gerektirdiğini savunuyor. İsrail Savunma Kuvvetleri nihayetinde Gazze'deki Hamas askeri altyapısının büyük bölümünü çökertse bile, örgütün liderliği yurt dışında güvenli bir operasyonel sığınak buldukça Hamas işlevini korumaya devam edecek. Hamas'ın dışarıdaki liderliği yalnızca diplomatik bir adres olmaktan çok daha fazlasını ifade ediyor. Bu liderlik; İran, Katar ve diğer bölgesel aktörlerle ilişkilerin sürdürülmesinden, küresel Müslüman Kardeşler ağıyla bağlantı kurulmasından, mali kaynakların güvence altına alınmasından ve örgütün uzun vadeli stratejik planlamasının yönlendirilmesinden sorumlu. Üst düzey İsrailli güvenlik yetkililerine göre Hamas, İstanbul'da Gilad Şalit esir takasında serbest bırakılan teröristlerin yönetiminde kayda değer bir askeri kanat altyapısını da sürdürüyor. Bu ağın operatif istihdam ettiği ve İsrail içinde ile Yehuda-Samiriye genelinde terör saldırıları yönettiği bildiriliyor. Bunların yanı sıra Hamas'ın Türk döviz büroları aracılığıyla kapsamlı bir kara para aklama ağı işlettiği ve bu yolla terör faaliyetlerini finanse etmek ile askeri kapasitesini güçlendirmek için fon aktardığı iddia ediliyor. İsrailli diplomatik yetkililere göre bu durumun sonuçları İsrail'in çok ötesine geçiyor. Türkiye, hem ABD hem de Avrupa ile derin güvenlik, siyasi ve ekonomik bağlara sahip bir NATO üyesi. Hamas'ın üst düzey liderliğinin Türk toprağında varlığını ve faaliyetlerini sürdürmesi, Batılı hükümetleri giderek daha rahatsız edici bir konumla yüz yüze bırakıyor: Hamas'ın dağıtılmasını talep ederken, örgütün dışarıdaki liderliğinin bir NATO müttefikinin topraklarından faaliyet yürüttüğünü nasıl kabul edebilirler? İsrailli güvenlik yetkilileri, İsrail'in savaşın ardından karşılaşacağı en büyük zorluğun Gazze içinde Hamas'ın askeri toparlanması değil, örgütün yurt dışında etkili bir liderliği koruma kapasitesi olabileceğini değerlendiriyor. Deneyimler göstermiştir ki terör örgütlerinin ayakta kalabilmek için toprak kontrolüne ihtiyaçları yoktur. Etkin bir liderlik, güvenilir mali ağlar, uluslararası bağlantılar ve güvenli bir faaliyet ortamı, uzun vadeli dirençleri için yeterli olabilir. Üst düzey bir İsrailli diplomatik yetkilinin ifadesiyle Hamas'a karşı yürütülen kampanya Gazze Şeridi'nin sınırlarında bitmiyor. Bu kampanya artık İstanbul'a uzanıyor. Türkiye, Hamas'ın dışarıdaki liderliğinin başlıca merkezi olmayı sürdürdükçe örgüt askeri kapasitesini hızla yeniden inşa etmekte güçlük çekebilir; ancak örgütsel bütünlüğünü, diplomatik erişimini ve stratejik kapasitesini korumaya devam edecektir. Hem İsrail hem de Batı için bu durum, savaş sonrası dönemin belirleyici stratejik meselelerinden biri haline gelmeli. Yoni Ben Menachem, İsrail Radyosu ve Televizyonu'nun deneyimli Arap dünyası ve diplomasi yorumcusu ve Kudüs Merkezi'nin kıdemli Orta Doğu analistidir. İsrail Yayın Kurumu'nda Genel Müdür ve Genel Yayın Yönetmeni görevlerini üstlendi.
Bu içerik dış basından alınmıştır; derleme, çeviri ve özetleme otonom olarak yapılır. Özgün metin için kaynağa gidin. Kaynak: enterstageright.com · 27.07.2026 03:00:00 · Orijinal habere git →