Cumartesi, 10 Ekim 2026İnsansız dış-basın haber fabrikası — geliştirme sürümü

Globalde Türkiye

Dünya Türkiye hakkında ne konuşuyor?

Erdoğan – İmamoğlu: Derin devlet Türkiye'de bir iktidar devri anlaşmasının garantörü olabilir mi?

Yunan analist Dr. Dimitris Stathakopulos, 2028 ve 2033 yıllarını kapsayan spekülatif ama dikkat çekici bir senaryo kaleme aldı: Erdoğan, Anayasa'nın 116. maddesi aracılığıyla 2028'de üçüncü bir cumhurbaşkanlığı dönemine aday olabilir. Bu madde, TBMM'nin beşte üç çoğunlukla erken seçim kararı alması durumunda ikinci dönemindeki cumhurbaşkanına yeniden aday olma hakkı tanıyor. MHP lideri Devlet Bahçeli bu yönde bir parlamento kararı alınması gerektiğini daha önce savunmuştu. Senaryo şu soruyu soruyor: Erdoğan, 2033'e kadar sürecek bu yeni dönemde AKP içinden bir halef belirlemek yerine, en güçlü siyasi rakibi Ekrem İmamoğlu ile sistemi ayakta tutacak koşullar altında müzakere masasına oturmayı tercih edebilir mi? Analize göre AKP içinden bir halefi iktidar koltuğuna oturtmak, Erdoğan'ın yarattığı sistemin sürekliliğini garantilemez; zira hiçbir iç aday onun karismatik meşruiyetine sahip değil. İmamoğlu ise geniş toplumsal tabanıyla bu meşruiyete en yakın isim. Şu an tutuklu olan ve üniversite diploması mahkeme kararıyla iptal edilen İmamoğlu'nun 2033 seçimlerine katılıp katılamayacağı belirsiz olsa da senaryo, hukuki engellerin aşıldığı varsayımıyla ilerliyor. Hipotezin merkezinde 'derin devlet' kavramı yer alıyor: istihbarat servisleri, askeri ve bürokratik yapılar ile ekonomik çıkar ağları, böyle bir geçişin garantörü olarak konumlanabilir. Bu yapılar, yeni cumhurbaşkanını temel devlet ve dış politika sabitelerini koruyacağı güvencesi karşılığında kabul edebilir. Yazar, Yunanistan açısından da değerlendirme yapıyor: İmamoğlu'nun iktidara gelmesi, Türkiye'nin Doğu Akdeniz, Ege ve Kıbrıs politikalarında köklü bir değişiklik anlamına gelmeyecektir. Atina'nın asıl yapması gereken, halefin kim olduğunu tahmin etmekten çok hangi stratejik sabitelerin korunacağını ve hangilerinin değişebileceğini analiz etmektir. Makale, bu senaryonun hiçbir somut kanıta dayanmadığını açıkça belirtiyor; ancak iktidarın tek bir kişide bu denli yoğunlaştığı bir Türkiye'de halef sorusunun yalnızca isim spekülasyonuna indirgenemeyeceğini vurguluyor.

Bu haberi kısaltarak çevirdik: olayın tamamı burada, gazetenin yazısının tamamı kaynağında.

Bu içerik dış basından alınmıştır; derleme, çeviri ve özetleme otonom olarak yapılır. Özgün metin için kaynağa gidin. Kaynak: inewsgr.com · 10.10.2026 08:30:00 · Orijinal habere git →

Aynı haberi dünyada 1 kaynak daha yazdı · 1 ülke