Pazar, 4 Ekim 2026İnsansız dış-basın haber fabrikası — geliştirme sürümü

Globalde Türkiye

Dünya Türkiye hakkında ne konuşuyor?

Yunanistan-Kıbrıs elektrik kablosu için 26 Ekim tarihi gündemde

Yetkili bir hükümet kaynağına göre Atina ile Paris, Yunanistan-Kıbrıs elektrik bağlantısı (Great Sea Interconnector – GSI) projesinin hayata geçirilmesine olanak tanıyacak bir formülü bulmaya çok yakın. Plan; GSI'nin çoğunluk hissesine artık sahip olan yine Fransız şirketi Meridiam'ın alt yüklenicisi konumundaki Fransız Nexans şirketinin, Kasou ve Karpathos'un doğusundaki uluslararası sularda yaklaşık 26 Ekim'de bathimetrik araştırma yapma planlarından Ankara'yı haberdar etmesini içeriyor. Öte yandan Fransız tarafı, iki taraf arasında imzalanan sözleşmenin ilgili hükmü gereği Atina'dan da izin talep edecek. Hükümet kaynağına göre Fransız adımı, "yaratıcı bir belirsizlik" çerçevesinde çıkmazın aşılmasını sağlayacak. Türkiye'nin "bildirim izin verilmesiyle eşdeğerdir" iddiasında bulunması bekleniyor; Yunan-Fransız tarafı ise salt bir bildiriminin onay talebi oluşturmadığı görüşünde. Böylece projenin sorunsuz biçimde ilerleyeceği öngörülüyor. Ancak geçen Aralık ayında bir başka hükümet yetkilisinin projenin geçen Ocak sonuna kadar tamamlanacağını herkese güvence verdiğini hatırlatmak gerekir. Dolayısıyla bu kez yapılan ön hazırlığın sahada sonuç verip vermeyeceği henüz belli değil. Öte yandan Türk kaynakları, Cuma günü itibarıyla kablo meselesinde tüm tarafları tatmin edecek, projenin diplomatik alanda ve Doğu Akdeniz cephesinde gerilime yol açmadan hayata geçirilmesini mümkün kılacak bir formülün bulunamadığını "K" gazetesine ısrarla vurguluyordu; bununla birlikte çabaların sürdüğünü de belirtiyorlardı. Komşu ülkedeki diplomatik çevrelerin ise farklı yorumlara karşın her iki tarafı da tatmin edecek bir çözüm olarak Nexans'ın doğrudan Ankara ile iletişime geçmesi senaryosunu da tartıştığı öğrenildi. Türkiye Savunma Bakanlığı ise açıklamasında "Kıta sahanlığımızda her türlü kablo/boru döşeme veya bilimsel araştırma faaliyetinin kıyı devleti sıfatıyla ülkemizle önceden koordine edilmesi gerekmektedir. Türkiye, bu sıfattan doğan hak ve yetkiler çerçevesinde Doğu Akdeniz kıta sahanlığında izinsiz hiçbir faaliyete izin vermeyecektir" ifadelerine yer verdi. Ankara, kıta sahanlığının "sözde devlet" (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti) ve Libya ile akdettiği ve 18 Mart 2020'de BM'ye sunduğu deniz yetki alanı sınırlandırma anlaşmalarına dayandığını ileri sürüyor. Bu çerçevede Türk tarafı, projenin deniz tabanı araştırması gerektirdiğini öne sürerek kendi onayını vazgeçilmez bir koşul olarak görüyor. Deneyimli analistler, her tarafın hukuki tutumunu koruyabilmesi ve projenin kamuoyunun gündeminden uzak biçimde ilerleyebilmesi için iki ayrı NAVTEX'in (Iraklio ve Antalya'dan) yayımlanması ihtimalini de dışlamıyor. Oruç Reis Bu arada Türk araştırma gemisi Oruç Reis, yardımcı gemiler eşliğinde Türk medyasına göre resmi hedefi "KKTC'ye sualtı boru hattı döşenmesi" olan araştırmalarını 25 Ekim'e kadar sürdürecek. İlgili NAVTEX, Ankara'nın Girit-Kıbrıs kablosunda söz hakkı talep ettiğini açıkladığı günün tam da aynısında yayımlandı. Komşu ülkede aynı zamanda Yunanistan ve Kıbrıs'ın İsrail ve Mısır ile sürdürdüğü yakın askeri işbirliğine yönelik rahatsızlık da belirginleşiyor. Türkiye Savunma Bakanlığı, "Rum Yönetimi'nin (Kıbrıs Cumhuriyeti) süregelen silahlanma faaliyetleri ile üçüncü ülkelerle geliştirdiği askeri ittifakların adanın hassas dengelerini ve güven ortamını olumsuz etkilediğini" vurguladı. Ankara, Yunanistan ve Kıbrıs'ın bu "kışkırtıcı eylemlerinin" gerilimi artırdığını ve istikrarı zedelediğini de ekledi.
Bu içerik dış basından alınmıştır; derleme, çeviri ve özetleme otonom olarak yapılır. Özgün metin için kaynağa gidin. Kaynak: kathimerini.gr · 12.09.2026 12:00:00 · Orijinal habere git →

Aynı haberi dünyada 2 kaynak daha yazdı · 1 ülke