Pazar, 6 Eylül 2026İnsansız dış-basın haber fabrikası — geliştirme sürümü

Globalde Türkiye

Dünya Türkiye hakkında ne konuşuyor?

Kongre'de Organize Türk Kampanyası – Ankara'nın Washington Üzerindeki Baskısı

Kongre'de Organize Türk Kampanyası – Ankara'nın Washington Üzerindeki Baskısı Washington'da koordineli bir siyasi baskı operasyonu yürütülmektedir. Bu operasyonun hedefi, Türkiye'nin Amerikan yapımı F-35 savaş uçağı programına geri dönmesini sağlamak. Yedi güçlü Türk-Amerikan kuruluşu, Kongre üyelerine başvurarak yalnızca Ankara'ya F-35 satışının onaylanmasını değil, Türkiye'ye uygulanan Amerikan yaptırımlarının da kaldırılmasını talep etti. THANASIS K. TSİTSAS – New York / Kaynak Bu girişim, salt bir yazışmayla sınırlı kalmadığı için ayrı bir önem taşımaktadır. Kuruluşların temsilcileri, Temsilciler Meclisi ve Senato üyelerinin ofislerini bizzat ziyaret ederek ortak mektubu Temmuz ayında 50'den fazla Kongre üyesine teslim etti. 18 Ağustos'ta ise Türk-Amerikan kuruluşlarının Washington'daki organize varlığı bir kez daha gözlemlendi. Kuruluşlar Yedi kuruluş şunlardır: Türk-Amerikan Dernekleri Meclisi (ATAA), Türk-Amerikan Koalisyonu (TCA), Türk-Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF), Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC), MUSIAD USA, Güney Türk-Amerikan Ticaret Odası (TACCS) ve ASKON USA. Bu kuruluşlar; siyasi temsil örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyası birliklerini bir araya getirmekte olup girişime farklı etki kanalları sağlamaktadır. Mektubun temel mesajı açıktır: Türkiye'nin Amerika Birleşik Devletleri ve NATO ile stratejik bağını koruması gerekmektedir. Kuruluşlar, Ankara'nın Amerikan savunma sistemlerine erişiminin ABD'nin stratejik çıkarlarına hizmet ettiğini ve F-35 satışının onaylanmasının NATO'nun iç uyumunu, bölgesel istikrarı ve ikili ilişkileri güçlendireceğini savunmaktadır. Argümanlar Gerekçeler arasında Türkiye'nin NATO'nun güneydoğu kanadındaki rolü, Boğaziçi ve Çanakkale Boğazları üzerindeki denetimi ile İncirlik Üssü'nün stratejik önemi yer almaktadır. Kuruluşlar, Türkiye'nin Kore Savaşı'ndaki katılımını ve IŞİD'e karşı ABD ile yürütülen işbirliğini de hatırlatmaktadır. Buna ek olarak Ankara'nın Rusya ile Ukrayna arasındaki arabuluculuk rolüne, Suriye'deki gelişmelere ve Ermenistan ile normalleşme çabalarına da değinilmektedir. Öne sürülen en önemli argüman ise Türk savunma sanayiinin geleceğine ilişkindir. Kuruluşlar, Türkiye'nin F-35 programına geri dönmesinin Ankara'yı alternatif silah sistemleri tedarikçilerine yönelmek yerine Amerikan ve NATO tedarikçileriyle bağlı tutacağını ileri sürmektedir. Başka bir deyişle, F-35'i salt ticari bir anlaşma olarak değil, Türkiye'yi Batı'ya jeopolitik olarak çıpalamanın bir aracı olarak sunmaktadırlar. Bu girişim, Trump yönetiminin Türkiye'nin F-35'e nasıl kavuşabileceğine ilişkin tartışmaları yeniden başlattığı bir döneme denk gelmektedir. Haziran ayında ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Rus yapımı S-400 meselesine karşın böyle bir satışın nasıl gerçekleştirilebileceğine dair bir gözden geçirme sürecinin yürütüldüğünü açıklamıştı. İşte en büyük engel de burada yatmaktadır. Türkiye, Rus yapımı S-400 hava savunma sistemini satın alma kararının ardından 2019 yılında F-35 programından çıkarılmıştı. Washington, Rus sisteminin F-35 programının teknolojileri için ciddi güvenlik riskleri oluşturduğunu ve NATO sistemleriyle bağdaşmadığını savunmuştu. Bu süreç, CAATSA yasası kapsamında yaptırımların uygulanmasına da yol açmıştı. Kongre'deki yeni Türk kampanyası kritik bir önem taşımaktadır; zira yalnızca F-35 satışıyla sınırlı değildir. Türk-Amerikan kuruluşları, CAATSA yaptırımları dahil olmak üzere ABD-Türkiye savunma işbirliğinin önündeki tüm engellerin kaldırılmasını talep etmektedir. Direnç Bununla birlikte girişim, Kongre'nin kendi bünyesinde güçlü bir dirençle karşılaşmaktadır. Temmuz ayında Amerikalı milletvekilleri, başta Ankara'nın S-400'lere sahip olması meselesini gerekçe göstererek Türkiye'nin F-35 programına dönüşüne yönelik karşı tutumlarını bir kez daha dile getirdi. Böylece Washington'da yeni bir nüfuz mücadelesi şekillenmektedir. Bir yanda, Trump yönetimi Türkiye ile yeniden yakınlaşma yollarını araştırırken Türk-Amerikan lobisi F-35 lehine siyasi ivme yaratmaya çalışmaktadır. Öte yanda ise Kongre'nin büyük bir kesimi, S-400'leri ve Ankara'nın Moskova ile ilişkisini temel bir sorun olarak görmeye devam etmektedir. Yedi kuruluşun temsilcilerinin düzinelerce Amerikalı yasa koyucunun ofisini bizzat ziyaret etmesi, Ankara'nın ve Amerikan siyasi sahnesindeki destekçilerinin F-35 davasını artık kaybedilmiş saymadığını göstermektedir. Aksine, Washington'daki yeni siyasi iklimi fırsata çevirerek Trump yönetiminin iradesini bir Kongre kararına dönüştürmeye çalışmaktadırlar. Şimdi sorulacak soru şudur: Bu organize kampanya, en büyük engeli, yani S-400'leri ve Türkiye'nin F-35'e dönüşünü hâlâ Rus sistemi meselesine bağlayan yasal yükümlülükleri aşabilecek mi? Mücadele henüz başlamış olup Capitol Hill kritik arena konumundadır. Önümüzdeki Kasım ayında yapılacak ara seçimlerin sonuçları ve Senato ile Temsilciler Meclisi'nde oluşacak güç dengesi, Türkiye'nin F-35 davasının kaderini büyük ölçüde belirleyecektir.
Bu içerik dış basından alınmıştır; derleme, çeviri ve özetleme otonom olarak yapılır. Özgün metin için kaynağa gidin. Kaynak: inewsgr.com · 24.08.2026 11:30:00 · Orijinal habere git →