Salı, 15 Eylül 2026İnsansız dış-basın haber fabrikası — geliştirme sürümü

Globalde Türkiye

Dünya Türkiye hakkında ne konuşuyor?

Erdoğan, Ankara'nın yatırımlarını korumak için Somali'deki güvenlik vidasını sıkıyor

Somali, Erdoğan, Ankara'nın yatırımlarını korumak için güvenlik vidasını sıkıyor Türkiye, ekonomik ve siyasi hedefleri açısından kritik bir ülkede 'niteliksel bir sıçrama' yapıyor Köşe yazarımız Alberto Magnani NAİROBİ - Türkiye ile Somali arasındaki ilişkilerde bir milat var: 19 Ağustos 2011. O gün Recep Erdoğan, Boynuz Afrika'daki bu ülkeye 'tarihi' bir ziyaret gerçekleştirdi ve Ankara ile Mogadişu arasında güvenlik, strateji ve artık enerji alanlarını kapsayan yeni bir dönemin kapısı aralandı. Somalili Dışişleri Bakanı Abdisalam Abdi Ali, on beşinci yıl dönümünü kutlarken ilişkilerin bugün ulaştığı düzeyin de 'ötesine' geçilmesini diledi. Ankara da bu dileği karşılıksız bırakmıyor. Türkiye, askeri malzeme teslimatlarının artırılmasından kıyı açıklarındaki son korsanlık karşıtı operasyonlara kadar Somali savunmasına verdiği desteği yoğunlaştırdı ve hızlandırdı. Öte yandan Türkiye'nin, ayrılıkçı Puntland bölgesine yönelik insansız hava aracı saldırılarında rol oynadığına ilişkin iddialar da gündeme geldi; ancak bu iddialar yalanlandı. Tırmanışın, Ankara'nın Mogadişu'daki yatırımlarını güvence altına alma gereksinimiyle bağlantılı olduğu değerlendiriliyor. Bu yatırımlar arasında Somali kıyıları açıklarında başlatılan sondaj çalışmaları ile Hint Okyanusu kıyısında planlanan bir uzay üssü ve füze test sahası yer alıyor. En hassas başlıklardan biri enerji meselesi; zira Mogadişu'nun kendi potansiyeline ilişkin açıkladığı tahminler son derece iddialı. Somalili yetkililer, yaklaşık 30 milyar varil olarak tahmin edilen petrol rezervlerini açıklıyor; bu rakam, Birleşik Arap Emirlikleri'nin ilan ettiği rezervlerin dörtte birine karşılık geliyor. Söz konusu zenginlik, bölgesel dengelerin yeniden şekillendiği ve Ankara'nın Kızıldeniz'deki genişleme hevesinin tırmandığı bir dönemde Türkiye'nin hırsları için son derece önemli bir kaynak oluşturuyor. Savaş uçaklarından korsanlıkla mücadeleye: Ankara'nın ayak izi nasıl büyüyor Somali'nin Türkiye'nin ufkundaki ağırlığı, Ankara'nın yaptığı iki somut tercihte kendini ele veriyor: Mogadişu'ya dünyanın en büyük büyükelçiliğini ve Türk sınırlarının ötesindeki en önemli askeri üssünü konuşlandırma kararı. 2017'de kurulan ve 10.000 Somalili askeri eğitme hedefiyle açılan Camp Turksom, bugün hâlâ Türkiye'nin ülkedeki varlığının omurgasını oluşturuyor. Horn araştırma merkezinden Bravin Honditi'ye göre Türkiye'nin Somali'ye verdiği destek, artık 'nicelikten çok nitelik' açısından tırmanıyor; bu destek, El Şebab cihatçılarının tehditlerine ve diğer bölgesel risklere karşı sağlanıyor. Onditi, 'Türkiye, Somali'deki varlığını tanımlayan birçok eşiği aştı' diyor ve Ankara'nın ülkedeki kara ile hava harekâtlarının giderek artan temposuna dikkat çekiyor: Ocak ayında El Şebab ile süren kara çatışmalarına paralel olarak F-16 savaş uçaklarının ilk konuşlandırılması, Şubat ayında M48 ve M60 tankları gibi konvansiyonel zırhlı araçların teslimi, Manisa'da bir tugayın ortak eğitimini tamamlamasının ardından gerçekleştirilen yemin töreniyle kamuoyunun gündemine giren Gorgor programına verilen eğitim ve ağır teçhizat desteği. Temmuz 2026'da ise Türkiye'nin misyon yetkisi 2028 yılının aynı ayına kadar uzatıldı; Türk askerlerinin ülkedeki sayısı da 2025 itibarıyla 800'e ulaştı. Yetki belgesiyle belirlenen üst sınır 2.500. Bu gelişmeler, uzun vadeli taahhütlere evrilmekte olan bir tabloya işaret ediyor; Onditi'ye göre zırhlı araçlar, 'bir isyanla değil, örgütlü bir düşmanla karşı karşıya kalındığında cephe hatlarının korunmasını zorunlu kılıyor.'
Bu içerik dış basından alınmıştır; derleme, çeviri ve özetleme otonom olarak yapılır. Özgün metin için kaynağa gidin. Kaynak: ilsole24ore.com · 15.09.2026 08:48:00 · Orijinal habere git →