Cuma, 11 Eylül 2026İnsansız dış-basın haber fabrikası — geliştirme sürümü

Globalde Türkiye

Dünya Türkiye hakkında ne konuşuyor?

Türkiye'de siyasi deprem: Erdoğan 'yaklaşan seçimler' dedi, erken seçim ve üçüncü dönem senaryoları alevlendi

Cumhurbaşkanının memleketi ziyaretinde sarf ettiği tek bir cümle Türkiye'de adeta sarsıntı etkisi yaratmaya ve anayasa değişikliği senaryolarını yeniden gündeme taşımaya yetti. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize'nin Güneysu ilçesindeki destekçilerinin karşısında "yaklaşan seçimlere" açıkça atıfta bulunarak erken seçim senaryolarını ateşledi. Normal koşullarda cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin 2028'de yapılması planlanıyor; ancak bu söylem, iktidardaki AKP'nin Erdoğan'ın yeniden aday olması yönündeki baskısıyla birleşince, Cumhurbaşkanı'nın anayasal engeli aşıp üçüncü kez aday olup olamayacağı tartışması yeniden alevlendi. Erdoğan'ın 'ateş yakan' sözleri "Bu birlik ve beraberlik ortamında, inşallah yaklaşan seçimlerde, önümüzdeki seçimlerde de başarılı olacağımıza olan inancımı bir kez daha dile getiriyorum" diyen Erdoğan, bu sözleri vatandaşlardan oluşan kalabalığa hitap ederken söyledi. Anayasal muamma Erdoğan'ın açıklaması ne bir tarih belirledi ne de bunun 2028'de öngörülen olağan seçimlere mi yoksa olası erken bir seçime mi işaret ettiğini netleştirdi. Bu belirsizlik, açıklamayı siyasi açıdan ilgi çekici kılıyor. Hükümet ve AKP, aylardır sonraki seçimlerden söz ediyor; üst düzey hükümet yetkilileri de Erdoğan'ı yeniden aday görmek istediklerini gizlemiyor. Haziran ayında AKP Sözcüsü Ömer Çelik, bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçiminde partinin adayının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu doğrudan açıklamıştı. Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da hükümet ittifakının Erdoğan'ı yeniden seçmeyi planladığını belirtti. Siyasi niyet açıkça ortada. Zorlu olan ise anayasal süreç. Türkiye Cumhurbaşkanlığı seçim sistemini düzenleyen Anayasa'nın 101. maddesi, bir kişinin en fazla iki kez cumhurbaşkanı seçilebileceğini açıkça hükmediyor. Bununla birlikte kritik istisna 116. maddede yer alıyor: Cumhurbaşkanı ikinci döneminde görevdeyken Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerin yenilenmesine karar verirse, bu durumda cumhurbaşkanı bir kez daha aday olabilir. Bu ayrıntı son derece büyük önem taşıyor; zira seçimlerin olağan takvimin öne çekilmesi tek başına yeterli değil. Söz konusu anayasal istisna, 600 milletvekilinin beşte üçünün, yani en az 360 oyun aranacağı bir meclis kararına özgü biçimde bağlanmış durumda. Bu karar Erdoğan'ın ikinci döneminde görevde olduğu süre içinde alınırsa, bir kez daha aday olmasının önü anayasal olarak açılmış oluyor. Kamuoyunda sık sık gözden kaçan kritik bir ayrım da burada yatıyor. Türk Anayasası'na göre hem Meclis hem de cumhurbaşkanının kendisi cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin yenilenmesi kararını alabilir. Ancak ek bir cumhurbaşkanlığı adaylığına imkân tanıyan hüküm, yalnızca bu kararın Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından alınması durumunda geçerli. Dolayısıyla Erdoğan'ın seçimleri tek başına öne alması senaryosu, aynı anayasal imkânı otomatik olarak doğurmuyor; bu da meclisteki güç dengelerini, Cumhurbaşkanlığı'nın siyasi niyetleri kadar belirleyici bir etken hâline getiriyor.
Bu içerik dış basından alınmıştır; derleme, çeviri ve özetleme otonom olarak yapılır. Özgün metin için kaynağa gidin. Kaynak: bankingnews.gr · 11.09.2026 03:00:00 · Orijinal habere git →