Cuma, 11 Eylül 2026İnsansız dış-basın haber fabrikası — geliştirme sürümü

Globalde Türkiye

Dünya Türkiye hakkında ne konuşuyor?

Miçotakis Meis Adası'nda: Türkiye'ye verilen mesaj ve Türk medyasının sert tepkileri

Miçotakis Meis Adası'nda: Türkiye'ye verilen mesaj ve Türk medyasının sert tepkileri Atina'nın gündeminde uluslararası hukuk, deniz yetki alanları ve savunma güçlendirmesi yer alırken, ziyaret Doğu Akdeniz'de yeni bir gerilim ortamında gerçekleşiyor. Türk medyası ise yaşananları 'provokasyon' olarak nitelendiriyor. Başbakan Kiryakos Miçotakis'in Meis Adası'ndaki varlığı, Ege, Doğu Akdeniz ve deniz yetki alanları ekseninde Yunan-Türk ilişkilerinde gerginliğin yeniden tırmandığı bir dönemde özel bir siyasi ve jeopolitik ağırlık kazanıyor. Başbakan, sınır adası olan Meis'e 11 Eylül Cuma günü öğleden sonra geçiyor. Cumartesi günü Megisti Belediye Başkanı Nikolaos Asvestis ile görüşecek, çeşitli yapı ve altyapı çalışmalarını ziyaret edecek; Pazar günü ise adanın kurtuluşunun 83. yıl dönümü etkinliklerine katılacak. Ziyaret, Yunan-Türk ilişkilerindeki yeni tırmanmadan önce planlanmıştı. Ancak zamanlama, kaçınılmaz biçimde ziyaretin önemini artırıyor; zira Meis Adası bir kez daha Atina ile Ankara arasındaki deniz yetki alanları anlaşmazlığının merkezine oturmuş durumda. Atina'nın 'kırmızı çizgileri' Kiryakos Miçotakis'in iletmesi beklenen mesaj, Yunan hükümetinin son dönemde dile getirdiği tutarlı tutumlar üzerine inşa edilmiş durumda. Atina, Türkiye ile açık iletişim kanalları ve işlevsel bir ilişki arayışında olduğunu belirtirken Yunan egemenliğine ve egemenlik haklarına ilişkin konuları müzakere masasına taşımayacağını da açıkça ortaya koyuyor. Yunan hükümeti, Türkiye ile çözüme kavuşturulabilecek tek anlaşmazlık olarak uluslararası hukuk çerçevesinde Ege ve Doğu Akdeniz'deki kıta sahanlığı ile münhasır ekonomik bölge sınırlandırmasını kabul ediyor. Aynı tutum doğrultusunda Yunanistan, Atina'nın savunma güçlendirmesini hızlandırdığı ve Türkiye'nin casus belli politikasını sürdürdüğü bu dönemde savunma ve silahlanma konularında dışarıdan talimat kabul etmediğini de vurguluyor. Başbakan, Türkiye ile yapıcı bir ilişki istediğini defalarca yinelemekle birlikte egemenlik ve egemenlik hakları konusundaki Yunan tutumlarının müzakere konusu olmadığını da açıkça ifade etmiştir. Meis Adası neden yeniden gündeme geliyor? Ziyaret, Doğu Akdeniz'de yeniden gerilimi artıran bir dizi gelişmenin arka planında gerçekleşiyor. Türkiye'nin bölgede bir deniz parkı ilan etmesi, Yunan tarafınca Meis Adası'nı geri kalan Yunan adacıklarından koparmaya yönelik bir girişim olarak değerlendiriliyor. Öte yandan TÜBİTAK MARMARA araştırma gemisinin 1-15 Eylül tarihleri arasında Meis Adası'nın güneyinde araştırma yapacağını bildiren Türk NAVTEX'i yeni bir gerilime yol açtı; Atina da buna kendi deniz duyurusuyla yanıt verdi. Halihazırda gergin olan ortama Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Meis Adası'nın karşısındaki Kaş bölgesinden yaptığı son açıklamalar da eklendi. Erdoğan, Yunan kıyılarına olan çok kısa mesafeyi siyasi söyleminin bir parçası olarak kullandı. Bu tablo içinde Yunan Başbakanı'nın adadaki üç günlük varlığı, Atina'nın ziyaretin Türkiye'ye karşı bir hamle olarak tasarlanmadığı konusundaki ısrarına rağmen güçlü bir sembolik anlam taşıyor. Türk medyasından 'provokasyon' nitelendirmesi Ziyaret, Türk basınında büyük ilgi uyandırdı; bazı medya kuruluşları oldukça sert bir dil benimsedi. Hükümete yakın 'Yeni Akit', ziyareti yeni bir Yunan 'provokasyonu' olarak sundu ve Meis Adası'nın Türk kıyılarına yalnızca yaklaşık 2,8 kilometre uzaklıkta olduğunun altını özellikle çizdi. Aynı haberde emekli Tümamiral Cihat Yaycı da yer aldı; Yaycı, siyasi ziyaretlerin ve tek taraflı haritaların tek başına egemenlik hakları yaratmadığını ileri sürdü. Türk televizyon kanallarında ise ziyaret, Yunan Silahlı Kuvvetleri'nin güçlendirilmesiyle ilişkilendirilerek Türkiye'ye açık bir mesaj içerdiği şeklinde sunuldu. Söz konusu değerlendirmeler medya kuruluşlarına ve yorumculara ait olup şimdiye dek Miçotakis'in ziyaretine yönelik resmi bir Türk hükümeti tepkisi niteliği taşımıyor. Yunan-Türk ilişkilerinde özel bir ağırlığa sahip ada Meis Adası, iki ülkenin adaların deniz yetki alanı sınırlandırmasındaki etkisine ilişkin birbirinden farklı yaklaşımları nedeniyle Yunan-Türk anlaşmazlığının odağında defalarca yer almıştır. Atina tutumlarını uluslararası hukuka ve BM Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne dayandırırken, söz konusu Sözleşme'yi imzalamamış olan Türkiye, Meis Adası'nın etkisinin kapsamına ilişkin Yunan yaklaşımına itiraz etmektedir. Başbakanın sınır adasındaki varlığı, iletişim kanallarını açık tutma çabalarının çözüme kavuşturulamamış ciddi anlaşmazlıklarla iç içe geçtiği bir döneme denk geliyor. Hafta sonuna damgasını vurması beklenen siyasi mesaj de bu: Türkiye ile diyalog, ancak egemenlik, egemenlik hakları ve her türlü müzakerenin yürütülebileceği çerçeve konusundaki Yunan tutumlarından taviz verilmeksizin.
Bu içerik dış basından alınmıştır; derleme, çeviri ve özetleme otonom olarak yapılır. Özgün metin için kaynağa gidin. Kaynak: pelop.gr · 11.09.2026 12:05:29 · Orijinal habere git →