Cuma, 11 Eylül 2026İnsansız dış-basın haber fabrikası — geliştirme sürümü

Globalde Türkiye

Dünya Türkiye hakkında ne konuşuyor?

Başbakan Miçotakis Meis Adası'nda iki gün geçirecek: Ankara'nın tansiyonu yükseltmesinin ardından Türkiye'ye mesaj niteliğinde ziyaret

Başbakan, bugün öğleden sonra Meis Adası'na gidecek; pazar günü ise adanın kurtuluşunun 83. yıl dönümü etkinliklerine katılacak. Ziyaret, güçlü sembolik anlamlar taşıyor. Miçotakis'in bu sınır adasında üç gün kalma kararının Ağustos ayında alındığı öğrenildi. Bazı kaynaklar ziyareti son haftalarda Yunan-Türk ilişkilerinde yaşanan gerilimden bağımsız tutmak istese de, ziyaretin gerçekleştiği genel bağlamdan tam anlamıyla koparılması mümkün değil. Tahrik edici Erdoğan: "Kaş'tan sesimizi yükseltseydik Yunanistan'da duyulurduk" Geçen Perşembe günü Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, adaya yalnızca birkaç deniz mili uzaklıktaki Kaş'tan söz ederek dolaylı tehditler savurdu. Erdoğan, "Kaş'tan sesimizi yükseltebilseydik, Yunanistan'da duyulurduk" dedi. Bu açıklama, Ankara tarafından sistematik biçimde körüklenen gerginliğin bir halkası olarak değerlendirildi. Yunan hükümeti, Türk yönetiminin saldırgan açıklamalarına karşı ölçülü yanıt vermeyi ve bölgedeki müttefikleriyle ilişkileri güçlendirmeye yatırım yapmayı tercih ediyor; bu tutum, hükümetin politikasını ve Doğu Akdeniz'deki hamlelerinin takvimini etkilemiyor. Miçotakis, Onikiadalar'ın en uzak ve Yunan sınırlarının en doğu noktasından ülkenin egemenlik haklarını savunmadaki kararlılığını ve hazırlığını vurgulaması bekleniyor. Cumartesi günkü programda Meis Belediye Başkanı Nikolaos Asvestis ile görüşme ve ardından adadaki çeşitli proje ve altyapıların ziyareti yer alıyor. Amaç, hükümetin ülkenin her köşesinde yaşam kalitesini iyileştirmeye verdiği önemi ve toplumsal bütünlüğe atfettiği değeri vurgulamak. Pazar günü ise Başbakan, Meis'in kurtuluşunun 83. yıl dönümü törenlerine katılacak. Atina: Çatışma tehlikesi yok; "Türk retoriği kontrolden çıktı" Diplomatik kaynaklardan gelen bilgilere göre Yunanistan, gerginliği artıracak bir çatışmaya girmeyecek. Aynı kaynaklar, Türkiye'nin fiili durumla yüz yüze gelmek istemediği için sahada bir çatışma tehlikesinin bulunmadığı değerlendirmesini aktarıyor. Dışişleri Bakanlığı çevrelerinde ise "son aylarda Türk medyasının retoriğinin kontrolden çıktığı" vurgulanıyor; bu durumun hükümet yetkililerinin tutumuna doğrudan yansıdığı ve en iyi döneminden geçmeyen iki ülke ilişkilerini daha da güçleştirdiği belirtiliyor. Fransa'nın Yunanistan-Kıbrıs denizaltı kablosu projesine katılımı ve bölgesel planlama çalışmaları gibi peş peşe atılan Yunan adımları, Yunanistan'ın bölgedeki etki alanını genişletmiş ve Cumhurbaşkanı Erdoğan üzerinde baskı oluşturmuş durumda. Yunanistan-Kıbrıs kablosu: Ekim sonuna kadar çalışmalar yeniden başlıyor Önümüzdeki iki ay son derece kritik görülüyor; bu süreçte üç ayrı cephede gelişmeler yaşanması bekleniyor. Birincisi, Yunanistan-Kıbrıs elektrik bağlantısı araştırmalarının yeniden başlatılması. Fransız devi Meridiam'ın projeye dahil olmasıyla Fransa doğrudan taraf haline geldi; konu Başbakanlar Miçotakis ve Macron'un görüşmesinde de ele alındı. Fransız tarafının hedefi, kablo döşeme çalışmalarının bir an önce yeniden başlaması. Henüz kesin bir tarih belirlenmemiş olsa da bu adımın Ekim sonuna kadar atılacağı bilgisi ısrarla gündemde kalmaya devam ediyor. Atina, Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ve 'Mavi Vatan' yasasını bekliyor Yunanistan cephesinden ikinci kilometre taşı, önümüzdeki haftalarda imzalanacak olan Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri olacak. Türkiye'nin gerilimi sahaya taşıyıp taşımayacağı bu gelişmeyle sınanacak. Atina ise Yunanistan'ın egemenlik haklarını sorgulamaya yönelik her türlü girişime diplomatik düzeyde yanıt verebilmek ve Türk provokasyonlarının boyutunu doğru değerlendirmek amacıyla Mavi Vatan yasasının kesin içeriğini bekliyor.
Bu içerik dış basından alınmıştır; derleme, çeviri ve özetleme otonom olarak yapılır. Özgün metin için kaynağa gidin. Kaynak: iefimerida.gr · 11.09.2026 07:13:00 · Orijinal habere git →