Pazar, 6 Eylül 2026İnsansız dış-basın haber fabrikası — geliştirme sürümü

Globalde Türkiye

Dünya Türkiye hakkında ne konuşuyor?

Özel: Dışişleri Bakanlığı Kongre'ye Bildirdi: Türkiye, F-35 Almak için Yasal Şartları Henüz Karşılamıyor

Türkiye, F-35 savaş uçağı programına yeniden dahil olmak için gereken yasal koşulları hâlâ karşılamamaktadır. Amerikan Dışişleri Bakanlığı, bu görüşünü Kongre'ye gönderdiği ve The Jerusalem Post tarafından elde edilen bir mektupta bir kez daha dile getirdi. Dışişleri Bakanlığı'nın Yasama İşleri Bürosu tarafından Cumhurbaşkanı Donald Trump adına, Temsilci Wesley Bell'in (Demokrat-Missouri) mektubuna yanıt olarak kaleme alınan 22 Temmuz tarihli yazı, Washington'ın Türkiye'nin F-35 programına katılımına ilişkin politikasının değişmediğini ve CAATSA (Amerika'nın Düşmanlarına Yaptırımlarla Karşı Koyma Yasası) ile 2020 Mali Yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'nın 1245. maddesiyle tam uyum içinde olduğunu yineledi. Mektuba göre, Ankara ABD mevzuatına tam anlamıyla uymadıkça Türkiye'ye hiçbir F-35 uçağı teslim edilemeyecek. Bu kapsamda Türkiye'nin Rus yapımı S-400 hava savunma sistemini ve ilgili tüm ekipmanları elinden çıkararak sisteme sahip olmaktan vazgeçmesi, sistemi bir daha satın almayacağına dair güvence vermesi ve kalan tüm yasal sertifikasyon gerekliliklerini karşılaması gerekmektedir. "Türkiye bu koşulları henüz yerine getirmemiştir" diyen Dışişleri Bakanlığı, S-400 meselesini çözmeye yönelik her türlü sürecin "şeffaf, hukuka uygun ve ulusal güvenlik çıkarlarımızla örtüşür" nitelikte olması gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Trump'ın Ankara'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği ikili görüşmeye de atıfta bulunan mektup, Washington'ın S-400 sorununu çözmek amacıyla Ankara ile diyalogu sürdüreceğini ve NATO iş birliğini güçlendirme çalışmalarına devam edeceğini belirtti. Mektup, ABD-Türkiye ilişkisini ortak güvenlik çıkarlarına ve dengeli ikili ticarete dayanan bir ilişki olarak tanımlarken, Washington'ın ABD çıkarlarını zedelediği durumlarda Türkiye'yi hesap vermekle yükümlü tutmaya devam edeceğini de vurguladı. Mektupta Türkiye'ye Rusya-Ukrayna, Azerbaycan-Ermenistan ve Gazze süreçlerindeki diplomatik katkıları da olumlu not olarak kaydedildi. Bunların yanı sıra Ankara'nın IŞİD'e karşı mücadele ve bölgesel terörle mücadele operasyonlarına verdiği destek de takdirle karşılandı. Washington'ın Türkiye'nin Hamas ile ilişkisine yönelik uzun süredir süregelen kaygılarını kabul eden Dışişleri Bakanlığı, Ankara'nın Cumhurbaşkanı Trump'ın Gazze barış planının hayata geçirilmesinde "kilit bir rol" üstlendiğini ifade etti. Mektuba göre Türkiye, planın kabul görmesini sağlamak ve ateşkesin ilk aşamasını ilerletmek amacıyla Hamas'ın siyasi liderliğiyle olan bağlantılarını kullandı; ardından Barış Kurulu'nun kurucu üyesi oldu. Ayrıca Türkiye'nin Suriye dahil bölgesel istikrara katkı sağlamayı sürdürdüğü de vurgulandı. Öte yandan Dışişleri Bakanlığı, Amerika Birleşik Devletleri'nin Hamas'la bağlantılı kuruluşlara, özellikle de örgütün askeri kanadına para aktaran sahte yardım kuruluşlarına yaptırım uygulamayı sürdürdüğünü belirtti. Bakanlık, Hamas'ın Türkiye'deki gayri resmi finansal ağları ve lisanssız döviz bürolarını kullanmasının "endişe verici olmaya devam ettiğini" ve Washington'ın bu yasadışı finansman kanallarını engelleme konusundaki kararlılığını koruduğunu bildirdi. Mektup, Bakanlığın ABD-Türkiye ilişkileri, F-35 programı ve geniş çaplı bölgesel güvenlik konularındaki gelişmeler hakkında Kongre ile yakın iş birliği içinde çalışmayı sürdürme taahhüdünün yeniden teyidiyle son buldu.
Bu içerik dış basından alınmıştır; derleme, çeviri ve özetleme otonom olarak yapılır. Özgün metin için kaynağa gidin. Kaynak: Jerusalem Post · 25.07.2026 00:18:10 · Orijinal habere git →