Pazartesi, 7 Eylül 2026İnsansız dış-basın haber fabrikası — geliştirme sürümü

Globalde Türkiye

Dünya Türkiye hakkında ne konuşuyor?

Lübnan'da doktorların yüzde 40'ı ülkeyi terk etti, Türkiye'de ise göç rekoru kırıldı

Son yıllarda yaşanan doktor göçü yalnızca İsrail'i değil, komşu ülkeleri de derinden etkiliyor. Kuzey komşusu Lübnan, doktorları da kapsayan ve İsrail'deki süreçten çok önce başlayan derin bir göç kriziyle boğuşuyor. Kriz, Lübnan'ın 2019'daki ekonomik çöküşüyle birlikte alevlendi. O tarihten bu yana binlerce doktor, mühendis, akademisyen, yazılımcı ve girişimci ülkeyi terk etti; bu kişileri yurtdışında yaşama isteği değil, yurtlarında istikrarlı bir gelecek kurma umudunu yitirmiş olmaları yönlendirdi. Lübnan'dan doktor ve hemşire göçü son bir yılda da sürdü. Lübnan haber sitesi 'Lebanon Debate'de Ocak ayında yayımlanan bir makalede yazar Basma Atawi, araştırma ve saha verilerinin sağlık başta olmak üzere kritik sektörleri etkileyen yapısal krizlere işaret ettiğini vurguladı. Makaleye göre 2019'dan bu yana göç eden doktor ve sağlık personelinin sayısına ilişkin yalnızca tahmini rakamlar mevcut; resmi ve kesin bir veri bulunmuyor, her şey kayıt altına alınmış da değil. Makalede atıfta bulunulan bir Lübnan araştırması, ülkenin 2019'dan bu yana yaklaşık 5.000 doktor kaybettiğini ve bu doktorların önemli bir bölümünün Avrupa, ABD ve Kanada'ya yerleştiğini tahmin ediyor. Bununla birlikte bazı raporlar, çalışma koşulları ve maaşlardaki kısmi iyileşmelerin ardından bir kısım doktorun Lübnan'a geri döndüğüne işaret ediyor. En çarpıcı veri Dünya Sağlık Örgütü'nden geliyor: Örgüt, Ekim 2019'dan bu yana aktif doktorların yaklaşık yüzde 40'ının, hemşire ve sağlık personelinin ise yüzde 30'unun Lübnan'ı terk ettiğini ya da yurt dışında çalışmaya başladığını tahmin ediyor. Atawi'ye göre göçün ardında birden fazla etken yatıyor: Başı ekonomik çöküş çekiyor; bu çöküş maaşları dibe vurdu ve yıllarca süren eğitim ve deneyimin ardından bile insanca geçim sağlamayı olanaksız kıldı. Sağlık sisteminin çöküşü de süreci hızlandırdı: Malzeme ve ilaç kıtlığı, hastaneler üzerindeki muazzam baskı, kısıtlı kaynaklar, servislerin ve hastanelerin tamamen kapanması bunların başında geliyor. Siyasi ve güvenlik istikrarsızlığı, ağır çalışma koşulları, özellikle pandemi yıllarının ardından biriken fiziksel ve ruhsal tükenme, sağlık alanındaki reformların gecikmesi ve yurt dışındaki daha iyi fırsatlar ile daha yüksek maaşlar da göçü besleyen diğer etkenler arasında sayılıyor. Suudi gazetesi Aş-Şarkü'l-Avsat, altı yıl önce pek çok Lübnanlı doktorun İngiltere ve Kanada gibi Batılı ülkelerden iş teklifleri aldıktan sonra göçe hazırlandığı uyarısında bulunmuştu. Habere göre Ağustos 2020'deki Beyrut Limanı patlaması, sağlık sektörünün yaşadığı krizleri daha da ağırlaştırdı. O dönemde Beyrut Tabipler Birliği'ne kayıtlı 12.500 doktor ile kuzey bölgelerinde 2.500 doktor daha bulunduğu ve hemşirelik personelinin de aynı güçlüklerle mücadele ettiği bildirilmişti. Lübnan Hemşireler Birliği ise artan sağlık personeli göçü konusunda uyarıda bulunarak bunun ülkedeki sağlık hizmetlerinin ve mesleğin geleceği için ciddi bir tehlike oluşturduğunu açıklamıştı. Bununla birlikte iki yıl önce Arap medyasında, 2019 ve 2020'de Lübnan'ı terk eden pek çok doktorun kısmen yurt dışında uyum sorunları yaşaması nedeniyle geri döndüğü haberleri yer aldı. Sky News Arabiya'da yayımlanan bir haberde '2019'da göç eden Lübnanlı doktorların ters göçü' başlığıyla konu ele alındı ve daha fazla doktorun ülkeye geri döneceği tahmin edildi. Geri dönenlerden bir kısmı, vatan özlemi ve sonsuz nöbet saatlerini kapsayan yorucu bir göç deneyimi yaşadıklarını anlattı. Türkiye'de: Günde sekiz başvuru Türkiye de Erdoğan yönetiminde sağlık sektöründe giderek derinleşen bir krizle karşı karşıya. Kriz; doktor açığı ve yurt dışına artan doktor göçüyle kendini gösteriyor, sağlık sistemi üzerindeki baskıyı da katmerleştiriyor. Geçen yılın Mart ayında Türk Tabipleri Birliği verilerine dayanılarak yapılan haberde, göç başvurularının benzeri görülmemiş bir hızla arttığı, günde yaklaşık sekiz başvuru yapıldığı aktarıldı. Bir noktanın altını çizmek gerekiyor: Söz konusu başvurular, Türkiye dışında hekimlik yapabilmek için gerekli 'iyi hal belgesi' taleplerini kapsıyor; yani bu veriler fiilen ülkeyi terk etmeyi değil, göçe hazırlığı yansıtıyor. 2023 yılında yaklaşık 3.025 doktor bu belgeyi talep ederek rekor kırdı; bir önceki yıl bu rakam 2.685 olmuştu. Peki nedenler neler? Başta istikrarsız çalışma ortamı ve yetersiz ücretler geliyor. Raporlara göre doktorlara yönelik şiddet de giderek artıyor; maaşlar gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında oldukça düşük kalıyor. Bu nedenle Türk doktorlar kariyerlerine devam etmek için giderek daha fazla Almanya, İngiltere ve Kanada'yı tercih ediyor. Raporlardan birinde 'Doktorların ülkeyi terk etmesinin sürmesi, Türk sağlık sistemi için ciddi bir tehdit oluşturuyor' ifadesi yer aldı. 'Aktif doktor sayısı düştükçe geride kalanlara binen yük artıyor; bu da sağlık hizmetlerinin kalitesinde bozulmaya yol açıyor.' New York Times dört yıl önce endişe verici bir tablo çizen bir haber yayımlamıştı: Türkiye'deki ekonomik gerileme, yüksek enflasyon ve uzun çalışma saatleri pek çok doktoru yurt dışında daha iyi fırsatlar aramaya yöneltti; bir kısım doktorun maaşı asgari ücret düzeyine yaklaştı. Aynı yıl yayımlanan başka bir haberde ise sorunun yeni olmadığı, ancak eskiden sınırlı kaldığı ve zamanla rakamların ciddi biçimde tırmanmaya başladığı vurgulandı; hükümetin doktor sorunlarına yönelik çözüm girişimleri ise sonuçsuz kaldı. Ankara'daki Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden bir profesör, en başarılı öğrencilerinin yurt dışında nasıl çalışabileceklerini sormak için her hafta kendisini ziyarete geldiğini söyledi. 'En iyi mezunlarım yurt dışında nasıl çalışabileceklerini öğrenmek için her hafta yanıma geliyor' dedi. Yine de umut ışıkları da yok değil: Geçen Ağustos'ta, Türkiye kendi krizini yaşamasına karşın Katar merkezli Al Jazeera'da yayımlanan bir habere göre İstanbul'daki İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Gazze'den tıp öğrencilerine kol kanat gerdi; savaş ve hastaneler de dahil olmak üzere Gazze'deki tahribat nedeniyle eğitimlerini sürdüremeyen bu öğrencilerin yanında yer aldı. Habere göre üniversite, Gazzelı öğrencileri bünyesine katarak eğitimlerini tamamlamalarına imkân sağladı ve 'onların geleceğini kurtardı'. İlk yayın tarihi: 07.09.2026, 00:00
Bu içerik dış basından alınmıştır; derleme, çeviri ve özetleme otonom olarak yapılır. Özgün metin için kaynağa gidin. Kaynak: ynet.co.il · 07.09.2026 09:00:00 · Orijinal habere git →