Pazar, 6 Eylül 2026İnsansız dış-basın haber fabrikası — geliştirme sürümü

Globalde Türkiye

Dünya Türkiye hakkında ne konuşuyor?

Analist: Yunanistan'ın İsrail ile 'Aşil Kalkanı' Savunma Anlaşması Savaş Hazırlığı Değil Caydırıcılık Mesajı — Erdoğan Ise Atina'yı 'Yanlış Yol'dan Dönmeye Çağırdı

Yunan-Türk ilişkileri uzmanı Dr. Dimitris Stathakopoulos'a göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Yunan adaları konusunda Türkiye'nin 'gereğini yapacağı' yönündeki son uyarısı ve Atina'yı 'yanlış yoldan' dönmeye çağırması, Yunanistan'ın İsrail ile yaklaşık 3 milyar Euro değerinde 'Aşil Kalkanı' adıyla bilinen stratejik savunma anlaşması imzalamasından yalnızca iki gün sonra gelmesi nedeniyle ayrı bir ağırlık taşıyor. Panteion Üniversitesi'nde Osmanlı ve Türk meselelerine ilişkin çalışmalar yürüten akademisyen ve hukukçu Dr. Stathakopoulos, iefimerida.gr'a yaptığı açıklamada Ankara'nın, Yunan kamuoyunda henüz tam anlamıyla kavranamamış bir gerçeği çoktan fark ettiğini söyledi: Aşil Kalkanı, sıradan bir silah alımı programı değil, Yunan savunma stratejisinde köklü bir dönüşümün ifadesidir. Söz konusu girişim; İsrail yapımı David's Sling, SPYDER ve Barak MX sistemleri başta olmak üzere gelişmiş yeni teçhizatı, sofistike radar altyapısını ve bütünleşik bir komuta-kontrol mimarisini Yunanistan'ın mevcut hava savunma kapasiteleriyle birleştiriyor. "Bu tamamen stratejik bir dönüşümdür" diyen Dr. Stathakopoulos şöyle devam etti: "Mesele yalnızca düşman uçağını ya da füzesini düşürebilmekten ibaret değil. Asıl mesele, silahlı kuvvetlerin bilme, değerlendirme, karar alma ve tüm varlıkları tek bir dijitalleştirilmiş operasyonel ortamda birleştirerek daha hızlı tepki verme kapasitesine sahip olmasıdır." Amaç, bir saldırıya misilleme yapmak değil, rakibin hedeflerine ulaşmasını baştan engellemektir; bu yaklaşım bölgenin stratejik hesaplarını yeniden şekillendiren bir erişim engelleme ve alan reddi stratejisidir. Dr. Stathakopoulos, Türkiye'nin onlarca yıl boyunca bölgesel nüfuzunu kısmen askeri güç tehdidi ve Yunan egemenlik haklarına yönelik itirazlar üzerine inşa ettiğini belirterek, Yunanistan'ın kendi savunmasını örgütlemek için Türkiye'nin onayına ihtiyaç duymadığını, BM Şartı'nın 51. maddesinin meşru müdafaa hakkını güvence altına aldığını vurguladı. Ona göre asıl soru, Yunanistan'ın kendini savunma hakkına sahip olup olmadığı değildir; bu nokta hukuki açıdan zaten netleşmiştir. Asıl soru, Yunanistan'ın savunma hazırlık düzeyini kimin belirleyeceğidir: Yunan devleti mi, yoksa Ankara mı? Dr. Stathakopoulos, Aşil Kalkanı'nın verdiği asıl mesajın Yunanistan'ın savaşa hazırlandığı olmadığını, aksine savaşı Türkiye açısından daha az cazip bir seçenek hâline getirmenin sistematik biçimde sağlandığı olduğunu belirtti. Caydırıcılığı, çatışmayı kışkırtmak bir yana onu önlemenin en etkili politikası olarak nitelendirdi. Yazan: Irene Hatzoglou
Bu içerik dış basından alınmıştır; derleme, çeviri ve özetleme otonom olarak yapılır. Özgün metin için kaynağa gidin. Kaynak: inewsgr.com · 04.09.2026 17:15:00 · Orijinal habere git →