Pazar, 6 Eylül 2026İnsansız dış-basın haber fabrikası — geliştirme sürümü

Globalde Türkiye

Dünya Türkiye hakkında ne konuşuyor?

F-35'ten fırkateyne ve Amerikan tersanelerine: Erdoğan Trump ile neden yeni bir 'pazarlık' masası kuruyor?

Ankara'nın F-35 maratonu sürerken bir başka gelişme gündeme geliyor. Tayyip Erdoğan için F-35 meselesi yetmiyormuş gibi, Ankara Washington'da yeni bir cephe açarak ABD Deniz Kuvvetleri için Türk fırkateynlerini bile masaya yatırıyor. NATO Zirvesi'nin (7-8 Temmuz, Ankara) kenarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, savaş gemisi inşası alanında iş birliği olasılığını bizzat Donald Trump ile görüştüğünü açıkladı. Türk tersanelerinde fırkateyn, korvet ve denizaltı inşa edilebileceğini de açıkça dile getirdi. Türk basınına göre konu artık yalnızca bir Türk önerisinden ibaret olmayabilir. Yabancı tersanelere açılan kapı Yabancı fırkateyn satın alma ihtimali, Beyaz Saray'ın Ağustos ayında yayımladığı bir başkanlık muhtırasının ardından gündeme geldi. Söz konusu muhtıra, "ulusal güvenlik çıkarları" gerekçesiyle Pentagon'a yabancı tasarımları inceleme yolunu açtı. Bu adım, yurt dışında inşa edilen savaş gemilerinin ABD Deniz Kuvvetleri envanterine alınmasını yasaklayan Amerikan yasasının etrafından dolaşılmasına olanak tanıyor. Muhtıranın yayımlanmasının ardından Deniz Kuvvetleri Bakanı Vekili Hung Cao, araştırma, geliştirme ve tedarikten sorumlu William Mahan'ı; Askeri Deniz Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı (Military Sealift Command) için yabancı savaş gemisi tasarımları, ro-ro kargo gemileri ve denizde ikmal tankerleri üzerine bir çalışma yürütmekle görevlendirdi. Constellation'ın batışı Tüm bu gelişmeler, Constellation fırkateynlerinin akıbetinin ardından yaşanıyor. Geçen yılın sonlarında dönemin Deniz Kuvvetleri Bakanı John Phelan, Constellation sınıfı fırkateyn programını (FFG-62) iptal etti ve bunun yerine Sahil Güvenlik'in National Security Cutter gemisini temel alan bir devriye fırkateyni geliştirmeyi öngören FFX programını gündeme getirdi. Constellation sınıfı gemiler, Deniz Kuvvetleri'nin yüzey unsurlarından yürütülen denizaltı karşıtı harp ihtiyacını karşılamak amacıyla tasarlanmıştı. Ancak program, maliyet aşımları ve gecikmeler nedeniyle iptal edildi. Amerikan listesindeki üç ülke Amerikan savunma yayını USNI News'e göre Washington, ABD Deniz Kuvvetleri için yeni bir fırkateyn sınıfı kapsamında üç yabancı adayı değerlendiriyor: Japonya'nın Mogami, Güney Kore'nin Chungnam ve Türkiye'nin İstanbul sınıfı gemileri. Türkiye'nin bu listeye girmesi, NATO Zirvesi sırasında Türk liderliğinin Trump ile gerçekleştirdiği temasların ardından oldu. Onlarca yıl aradan sonra ilk kez ABD, yeni bir savaş gemisi sınıfının ilk gemileri için yabancı tasarım ve yabancı tersane kullanmayı ciddi biçimde değerlendiriyor. İncelenen plan, üretim hattı ABD'ye taşınmadan önce yurt dışındaki tersanelerde en fazla iki ilk geminin inşasını öngörüyor. "Finlandiya modeli" Bu yaklaşım, yabancı uzmanlık ve yatırımın Amerikan tersane sanayisini güçlendirmek için köprü işlevi gördüğü "Finlandiya modeli" olarak adlandırılıyor. İşte Türkiye'nin ilgi odağı tam da burası. Ankara, Güney Kore'nin ekonomik gücüne ya da Japonya'nın teknolojik üstünlüğüne sahip olmayabilir; ancak elinde kullanmak istediği bir koz var: Hırslı bir savunma ve tersane sanayii. Türk teklifinin yalnızca gemi inşasıyla sınırlı kalmayabileceği değerlendiriliyor. ABD masasında bu teklif; tersane iş birliği, yatırım, teknoloji transferi ve özellikle ABD savaş gemilerinin bakım-onarım zincirine erişim anlamına gelebilir. Türk medyasına göre Türkiye, Aksaz Deniz Üssü'nü olası bir bölgesel denizcilik destek merkezi olarak öne sürmekte ve ülkenin ABD'ye bakım-onarım kapasitesi sunabileceğini savunmaktadır. Türkiye'nin büyük bahsi Zamanlamanın da ayrı bir önemi var. Erdoğan bir yandan F-35 görüşmelerinin sürdüğünü ve ABD'den olumlu bir sonuç beklediğini vurgularken, öte yandan Türkiye artık ABD'ye savaş gemisi tedarikçisi adayı olarak da sahne alıyor. Asıl önemli olan büyük tablodur: Ankara, Washington'da kendisini yalnızca bir muharip uçak programına geri dönmek isteyen bir müttefik olarak değil, ABD'nin somut ihtiyaçlarına katkı sunabilecek bir savunma ve sanayi ortağı olarak konumlandırmaya çalışıyor. Bunun sözleşmeye dönüşüp dönüşmeyeceği ise ayrı bir meseledir. Savunma analisti Kozan S.'ye göre Türkiye ihaleyi kazanma şansını bakım-onarım alanında görüyor; zira Türkiye'nin yarışmadaki kazanma ihtimali çok yüksek değil. Bununla birlikte analist, Türkiye'nin bu süreçte yer almasını önemli buluyor. Analize göre sorunlardan biri, Türkiye yapımı gemilerin ABD Deniz Kuvvetleri'nin gerçek gereksinimlerine göre çok hafif kalabilmesi. Bu nedenle Türkiye'nin bütün savaş gemilerini inşa etmeye çalışmak yerine bakım ve onarım sorumluluğunu üstlenmesi daha uygun olabilir. Türkiye'nin, merkez üssü olası Aksaz Deniz Üssü olmak üzere daha hızlı ve daha ucuz bakım hizmeti sunabileceği argümanı ise gündemdeki yerini koruyor. Avrupa da oyunda Türkiye ve Asya ülkelerinin yanı sıra Avrupa'daki pek çok Amerikan müttefikinin de fırkateyn yapımında önemli bir uzmanlığa sahip olduğu hatırlatılıyor. Bu bağlamda Wisconsin'deki Fincantieri Marinette Marine şirketi dikkat çekici bir örnek; söz konusu şirket, Amerikan Constellation sınıfı fırkateynlerini inşa etmektedir. Constellation tasarımı, İtalyan ve Fransız deniz kuvvetlerince kullanılan ve geniş çapta ihraç edilen FREMM çok amaçlı fırkateyni esas alıyor. Kasım'daki nihai yanıt; Kongre itiraz ediyor Amerikan çalışmasının 12 Kasım 2026'da, yani ABD ara seçimlerinden yaklaşık bir hafta sonra tamamlanması bekleniyor. Ağustos ayındaki başkanlık muhtırası yurt dışında inşaya kapı aralasa da Kongre bu olanağı kısıtlamaya çalışıyor. Senato Silahlı Kuvvetler Komitesi, 2027 mali yılı savunma politikası yasa tasarısının taslağında ilgili muafiyeti kaldırarak Beyaz Saray'ın yurt dışında savaş gemisi inşasına gitme yetkisini sınırlandırmayı amaçladı. Temsilciler Meclisi'ndeki muadil komite ise yurt dışında inşa edilen bir Amerikan savaş gemisinin satın alınması için onaylanan ödeneklerin kullanımını yasaklayacak bir önerge sundu. Ankara ise hamlesini çoktan yaptı. F-35'ler "çekmecede" kalmaya devam ederse, Türkiye tersanelerine oynayacak. Şu argüman da öne sürülüyor: Müttefik tersaneler, Amerikan tersanelerinin yerini kolayca alamaz; zira askeri gemi inşası, gizlilik dereceli sistemleri ve silah ile muharebe kapasitelerinin entegrasyonunu kapsıyor; bunlar, yakın bir müttefik bile olsa yabancı bir yükleniciye kolayca devredilemez. Öte yandan Shipbuilders Council of America Başkanı Matt Paxton da bu yaklaşıma kamuoyu önünde karşı çıktığını açıkladı.
Bu içerik dış basından alınmıştır; derleme, çeviri ve özetleme otonom olarak yapılır. Özgün metin için kaynağa gidin. Kaynak: naftemporiki.gr · 04.09.2026 13:12:55 · Orijinal habere git →