Pazar, 6 Eylül 2026İnsansız dış-basın haber fabrikası — geliştirme sürümü

Globalde Türkiye

Dünya Türkiye hakkında ne konuşuyor?

Türk çetelerinin Telegram'daki 'suç pazarı': Ücretli cinayet sözleşmeleri, küçük yaştaki tetikçiler ve Avrupa'ya insan kaçakçılığı güzergahları

Türkiye'de karanlık bir dijital örgütlü suç pazarının geliştiği görülüyor. Suç örgütleri, tetikçi bulmak, küçükleri bünyelerine katmak, silah sunmak, yasadışı finansal hizmetler sağlamak ve hatta Avrupa'ya insan kaçakçılığı güzergahları pazarlamak amacıyla Telegram gibi platformları kullanıyor. Türk yayın organı T24'ün yayımladığı soruşturma; Daltonlar, Casperlar ve Baygaralar gibi bilinen suç ağlarıyla bağlantılı grup ve kanalları tespit etti. Bu kanallar aracılığıyla şiddet eylemlerinin sıradan ticari hizmetler gibi alenen pazarlandığı ileri sürülüyor. Gazetecilerin incelediği paylaşımlar arasında darp ve yıldırmanın yanı sıra cinayet, silahlı saldırı, borç tahsilatı, kara para aklama, silah ticareti, kişisel verilere erişim ve göçmenlerin Avrupa ülkelerine yasadışı yollarla taşınması yer alıyor. Bir 'sözleşme' için 700 bin ile 7 milyon lira Soruşturmaya göre cinayet için talep edilen ücretler yaklaşık 700 bin ile 7 milyon Türk lirası, yani güncel kurla yaklaşık 14.000 ile 145.000 dolar arasında değişiyor. Süreç, tam anlamıyla normal bir pazar mantığıyla işliyor; pazarlık ve fiyat müzakeresi de bu sürecin bir parçası. T24'ün tespit ettiği dikkat çekici bir sohbet kaydında, başlangıçta bir cinayet için 7 milyon lira talep eden bir kişi, başkalarının aynı 'işi' çok daha düşük ücretle üstlenmeye razı olduğu hatırlatılınca talebini 3,5 milyon liraya indirdi. Daha küçük çaplı saldırılar için ise ilgili gruplarda 10.000 liradan başlayan ücretler görüldü. Ortaya çıkan tablo; şiddetin fiyatlandırılıp farklı gruplar ve aracılar tarafından çevrimiçi olarak sunulduğu merkeziyetsiz bir suç ekonomisinin varlığına işaret ediyor. 18 yaşından küçükler için özel ilan Daha da endişe verici olan, küçüklerin sistematik biçimde aranmasıdır. Bir ilana göre İstanbul'un Esenyurt ilçesinde 18 yaşından küçük birisi aranıyor; yaşın küçük olması, Türk ceza mevzuatının yakın zamana kadar küçük suçlular için öngördüğü daha hafif cezalar nedeniyle bir avantaj olarak sunuluyor. Başka bir paylaşımda ise İzmir'de borç tahsilatı ve şiddet eylemleri için hazır olduğunu bildiren 15 kişilik bir grup yer alıyor. Çocukların söz konusu 'yeni nesil' çeteler tarafından bünyeye alınması, Türk yetkilileri için halihazırda ciddi bir sorun oluşturuyor. Aralık 2025'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 74 küçüğün Daltonlar ve Barış Boyun ağlarıyla bağlantılı 65 farklı suç eyleminde kullanıldığını duyurdu. Söz konusu davalar arasında cinayet, kasten öldürmeye teşebbüs, silahlı saldırı ve soygun bulunuyor. Casperlar söz konusu olduğunda tablo daha da çarpıcı bir hal alıyor. 2026 yılı başında kamuoyuna yansıyan bir iddianamede 68 sanıktan 57'sinin çocuk olduğu, savcılığın ise para, uyuşturucu ve koruma vaatleriyle sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen bir üye kazanım sürecini anlattığı ortaya çıktı. Türkiye'nin yeni mevzuatı ve tepkiler Ankara, soruna ağır yaptırımları devreye sokarak yanıt verdi. 18 Ağustos 2026'da yürürlüğe giren yasa, belirli koşullar altında mahkemelere cinayet ve diğer ağır suçlardan mahkum edilen küçüklere çok daha ağır ceza verme imkânı tanıyor. Eylemin koşullarına bağlı olarak 15-17 yaş arasındaki gençlere ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilebilmesi de öngörülüyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) ise cezaları yalnızca ağırlaştırmanın, çetelerin çocukları bünyeye alma mekanizmasını ortadan kaldırmadığı konusunda uyardı. Örgüt, uzun süreli hapis cezasına odaklanan bir politika yerine savunmasız sosyal kesimlerden gelen çocuklar için sosyal hizmetlerin, okullardaki müdahale programlarının ve etkin koruma mekanizmalarının hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyor. Silahlar, patlayıcılar ve kişisel veriler T24'ün soruşturması, aynı dijital toplulukların yalnızca şiddet eylemi siparişiyle sınırlı kalmadığını ortaya koyuyor. Askerî tipte tüfekler, tabancalar, patlayıcılar ve konum tespit sistemlerine müdahale edebilecek donanımlara ilişkin ilanlar tespit edildi. Bunların yanı sıra Türkiye nüfus kütüğü verilerine erişim, sahte banka hesapları, elektronik ödeme sistemleri ve siber saldırı hizmetleri gibi yasadışı dijital 'hizmetler' de sunuldu. Bu durum, aynı ağın geleneksel silahlı suçu ekonomik ve dijital suçla buluşturduğunu; farklı türde yasadışı hizmetlerin aynı çevrimiçi kanallar aracılığıyla satın alınabildiğini gözler önüne seriyor. Banka hesapları aracılığıyla kara para aklama Paylaşımların ayrı bir bölümü, yasadışı para yönetimine ayrılmıştı. T24'e göre kullanıcılar, para transferi amacıyla banka hesaplarını devredecek kişiler arıyordu; bunun karşılığında günlük 17.500 liraya varan ücret teklif edildi. Diğer sohbetlerde ise yasadışı kumar gelirlerini ve diğer suç faaliyetlerinden elde edilen gelirleri aklamak amacıyla paravan şirket kullanımından söz edildi. Bu yöntem, ağların ilk yasadışı faaliyetle nihai para alıcısı arasında sürekli yeni katmanlar oluşturmasına olanak tanıyarak yetkililerin soruşturmalarını güçleştiriyor. İstanbul'dan Edirne'ye ve Avrupa'ya Göçmen kaçakçılığına ilişkin bulgular, Yunanistan ve Avrupa'nın geri kalanı açısından özellikle dikkat çekici. T24'ün incelediği gruplarda, Yunanistan ve Bulgaristan ile sınır komşusu olan Türkiye'nin Edirne iline bağlı güzergahlarda İstanbul-Edirne arasında gece transferleri için ilanlar yayımlandı. Sürücülere sefer başına 30.000 liraya varan ücret teklif edilirken ağlar, son durağı Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık olan insan transferi imkânı da reklamını yapıyordu. Bu bulgu, farklı örgütlü suç biçimlerinin birbirine ne denli kolay bağlanabildiğini gözler önüne seriyor: Şiddet eylemleri veya yasadışı işlemler için kullanılan aynı altyapı, sınır ötesi transferlerde de değerlendirilebiliyor. Türk çeteleri zaten sınırı geçti Bu ağların faaliyetleri artık yalnızca Türkiye'nin iç meselesi olmaktan çıktı. Almanya'da yetkililer, Berlin'de Türk suç örgütlerinin artan varlığını kayıt altına aldı; soruşturmalar, Türkiye'den belirli görevler için tetikçi getirildiğini ve saldırıların ardından hızla geri döndüğünü de ortaya koyuyor. Yunanistan'da da polis son yıllarda suç ağlarına karıştığından şüphelenilen Türk vatandaşlarını gözaltına aldı. Örneğin Eylül 2024'te Sakız Adası'nda 40 yaşında bir Türk vatandaşı tutuklandı; Reuters'ın aktardığı bir polis kaynağına göre söz konusu kişi Türkiye'de faaliyet gösteren bir çetenin üyesi olduğundan şüpheleniliyordu. Bu ağların en tanınmış liderlerinden Barış Boyun, pek çok Avrupa ülkesinin ve Türkiye'nin katıldığı uluslararası bir operasyon kapsamında 2024 yılında İtalya'da yakalandı. Örgütlü suçun yeni kuşağı Soruşturmanın ortaya koyduğu tablo, geleneksel katı hiyerarşik mafya yapısından önemli ölçüde farklılaşıyor. Yeni Türk çeteleri, Telegram, TikTok ve diğer platformları yalnızca iletişim için değil; üye kazanmak, güç sergilemek ve kapsamlı bir suç 'kültürü' oluşturmak için de kullanıyor. Daltonlar, Casperlar ve diğer gruplar Türkiye'de 'yeni nesil suç örgütleri' olarak nitelendiriliyor; çünkü güçlerinin büyük bölümü çok genç üyelere, merkeziyetsiz ağlara ve internet üzerinden hızla yeni kişiler devşirebilme kapasitesine dayanıyor. T24 soruşturmasının en endişe verici bulgusu, yalnızca bir cinayetin mesajlaşma uygulamasında 'fiyat listesiyle' sunulması değil. Asıl endişe verici olan şu: Tetikçilerin, küçüklerin, silahların, yasadışı paraların, çalıntı verilerin ve Avrupa'ya uzanan güzergahların aynı suç ekosisteminin farklı hizmetleri olarak yer aldığı paralel bir dijital pazarın varlığıdır.
Bu içerik dış basından alınmıştır; derleme, çeviri ve özetleme otonom olarak yapılır. Özgün metin için kaynağa gidin. Kaynak: newsbeast.gr · 02.09.2026 23:29:00 · Orijinal habere git →